MALUMAT

Görsel kültürün ‘kara kutu’su ile 90 yıl

Salonların en has objesi, kitlesel iletişimin devrimci icadı televizyon, 1926’da halka tanıtıldı. O günden bu yana, iletişim dünyasında çok şey değişti. Ama o internete ve mobil iletişim cihazlarına rağmen tahtında oturmayı sürdürüyor.

Burak Tatari

Türk gibi televizyon izlemek!
Haftada ortalama 20 saatimizi ekran karşısında geçiriyoruz. Türkiye, en çok televizyon izlenen dokuzuncu ülke.

 

Televizyonun mucidinin kim olduğunu biliyor musunuz? Bilmemeniz normal. Çünkü öyle biri yok. Televizyonun ortaya çıkışı ve gelişimi birçok mucidin art arda adımlarıyla meydana geliyor. Henüz 19’uncu yüzyılın sonlarında ekranda fotoğrafları sıralama fikri çok popüler. Fikir, birçok mucidi cezbediyor. Alman bilimadamı Paul Nipkow onlardan biri. Nipkow, 1884’te fikirlerini uygulamaya geçiriyor. Ama televizyon ekranının ancak bozuk para büyüklüğündeki bölümünde görüntü oynatılabiliyor. Bu haliyle televizyon, tiyatronun fersah fersah gerisinde. Nipkow’dan on yıllar sonra, İskoç elektrik mühendisi John Logie Baird, ‘Televizör’ adını verdiği fikrini pratiğe geçiriyor. Düzeneğini ilk olarak dikiş iğnesi, kesilmiş karton ve bisküvi kutusundan oluşturuyor. 1925 yılında tarihin ilk televizyon patentini alıyor. Baird, 27 Ocak 1926 günü Londra’da icadını halka tanıtıyor. Orada bulunanlar gerçek bir devrime şahitlik ediyor. O günden sonra televizyonun gelişimi hiç sekteye uğramıyor. İskoç mucit, 1928’de Londra’dan New York’a telefon hatları üzerinden deniz aşırı televizyon yayını aktarmayı başarıyor. 1932’deyse artık devir mekanik televizyonların devri değil. Rus fizikçi Vladimir Zworykin ilk elektronik televizyonu yaratıyor. 1936’da BBC, yayınlarına başlıyor. Bu yıllarda Marconi Elektrik’in ürettiği televizyonlar öne çıkıyor ve yaygınlaşıyor. 1939’da ABD’de düzenli televizyon yayınları başlıyor. 1945’ten sonra televizyon satışları patlıyor. İlk kez renkli yayının yapıldığı tarih 1954. Televizyon, 1960’ların başından itibaren artık evlerin baş köşesinde. 1970’lerde ise kitleleri en çok etkileyen medya gücüne dönüşüyor. 24 saat süren yayınlar, kitlesel reklamlar ve televizyon fenomenleri birbirini izliyor. 1980’ler uydu antenler ve VCR kasetlerin çağı. 1990’larda ise özel televizyon kanalları birbiri ardına açılıyor. 2000’lerde dünyayı kasıp kavuran DVD’yi, Blu Ray ve 3D teknolojileri takip ediyor. İnternet ve mobil teknoloji hayatımızın tam ortasına yerleşiyor. Ancak televizyonun hayatımızdaki rolü azalmıyor. ‘Kara kutu’, halka gösterildikten 90 yıl sonra, bugün de popüler kültürün en etkili aracı.

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı EKİM 2016

Sia: Şöhreti sevmeyen gizemli parti kızı

Sia, her anını sosyal medyada paylaşan pop yıldızlarının arasında kafasına kese kâğıdı geçirerek, ultra-görünür olmaya isyan etti. Bir yandan anti-şöhret manifestosunu yazarken, diğer yandan zamanın en büyük ikonlarından biri olmaya doğru ilerliyor. Şov dünyasının büyük paradoksu, şarkılarında kadehleri yuvarlayan parti kızından çok daha fazlası...

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı EKİM 2016

Ya 100 yaşına kadar yaşarsanız?

Yaşam sürelerinin artık giderek uzadığına dair bilimsel tespitler okuyup duruyoruz. Ama kaçımız hayatımızı bu varsayıma göre planlıyoruz? Sizi 100 yaşına kadar taşıyabilecek kariyer ve yaşam planınız var mı? Yoksa hayatın getireceklerine razı mısınız? SImon Kuper, yeni çıkan bir kitaptan notlarla uzayan ömürlerin hayatımıza getireceği değişikliği anlatıyor.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı KASIM 2016

Çağdaş sanatın beklenen anı: Contemporary İstanbul

Contemporary İstanbul 11’inci kez sanatseverlerle buluşuyor. Fuar, 3-6 Kasım tarihleri arasında Lütfi Kırdar Rumeli Salonu ve İstanbul Kongre Merkezi’nde ziyarete açık olacak. Bu yıl 19 ülkeden 70 galeri ve 520 sanatçının toplam bin 50 eserle katılacağı Contemporary İstanbul, MOMART’ın raporuna göre katılımcı sayısı en çok artış gösteren fuar olma özelliğini taşıyor. Yalnız Türkiye’de değil, dünyada da büyük merakla takip edilen Contemporary İstanbul 2016’nın çarpıcı işlerinden bazılarını sizler için derledik.

DEVAMINI OKU