BİYOGRAFİ & PORTRE

Hillary Rodham Clinton: “Hoş geldiniz sayın başkan” diyebilir miyiz?

Bu sorunun yanıtını, gelecek ay yapılacak Amerikan başkanlık seçimlerinin sonucunda alacağız. Son anketlere bakılırsa yanıt, Hillary Clinton’ın sağlığıyla ilgili çıkan olumsuz haberlere karşın “Evet.” Hıllary ClInton başkan seçilirse, ABD’nin ilk kadın başkanı olmakla kalmayacak, Beyaz Saray konusunda ilk kez bu kadar tecrübeli bir isim de başa geçmiş olacak. Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, Hillary Clinton’ı mercek altına aldı.

Yalım Eralp

Güçlü duruş
Avukat, first lady, Dışişleri Bakanı... Hillary Clinton, yıllar boyunca yaptığı her işte, bulunduğu her ortamda güçlü duruşuyla karizmatik bir görüntü çizdi.

 

Her Amerikan başkanlık seçimi dünya için önemlidir. Sanki bu en önemlisi. Putin’in yakınındaki bir diplomat Yuri Usakov, Viyana’da bana bir gün şaka yollu “Biz de oy vermeliyiz Amerikan seçimlerinde; bizi de etkiliyor” demişti. Bu kez önemi, Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti adayı olmasından ileri geliyor. Ama Bayan Clinton başlı başına bir siyaset abidesi. Öyle parlak bir geçmişi ve tecrübesi var.
Seçilirse bir ilke imza atacak. WASP yani “Beyaz Anglo Sakson ve Protestan” denilen başkanlık formülü zaten Katolik John Kennedy ile yıkıldı. Obama ile beyazlık gitti. WASP’ın içinde yok gibi ama bir kadın Beyaz Saray’ı devralırsa, bu ABD için bir ilk olacak.
1947 doğumlu Hillary Clinton, başkanlık koltuğuna oturması halinde bu görevi 70 yaşında almış olacak. Hali vakti yerinde bir aileden geliyor. İyi, çok iyi bir eğitime sahip. Wellesley adlı ünlü bir kolejden mezun. Liderlik vasfı, o günlerde de kendisini gösterdiği için öğrenci başkanlığı yapmış. Ardından Yale Hukuk Fakültesi’nde ciddi bir hukuk tahsili geliyor. Bill ile tanıştığı yer de burası. Yale Hukuk Fakültesi’ni iftiharla bitirdikten sonra, bu kez bambaşka bir alanda ‘çocuk ve tıp’ konusunda üniversite sonrası bir yıl araştırma yapmış.

BILL’İ ÜÇ KEZ REDDEDEN KADIN
Bill Clinton kadınların fazlasıyla hayran olduğu bir figürdü. Ama şöyle geçmişe dönüp bakınca, Hillary’nin öğrencilik yıllarında kendisine pek de yüz vermediğini anlıyoruz. Öyle ki Bill Clinton’un evlenme teklifini üç kez reddetmiş. İlk karşılaştıklarında uzaktan yüzüne ısrarla bakan Bill’e “Yüzüme ısrarla bakacağına adını söyle” diyecek kadar şaşırtıcı bir genç kadın. Tanışmalarından yaklaşık dört yıl sonra evlenme teklifini kabul etmiş. Bu süre zarfında sosyal aktivist olarak yapmadığı iş kalmamış. Kolejdeyken, Cumhuriyetçi yani merkez sağda bir partiyi tutmuş. Hatta 1964 yılında ırkçı Cumhuriyetçi aday Barry Goldwater için çalışmış. Ancak yabancı işçilerin sorunları, eğitim ve ırkçılıkla mücadele gibi alanlarda sosyal aktiviste dönüşünce Demokrat olmuş. Sistemin dışında kalanların yani mağdurların sesini duyurmakta aktif rol üstlenmiş. Alabama’da zenci çocukların okullarına beyaz çocukların gönderilmesini ve deri rengine dayalı eğitim sisteminin (segregation) çökmesine katkıda bulunmuş.

 

Öğrencilik yıllları 
Hillary Rodham Clinton, ABD'nin en iyi kolejlerinden Wellesley'den mezun. 31 Mayıs, 1969.

BAŞARILARLA DOLU KARİYER
Yürüttüğü çarpıcı işler arasında, 1974 yılında Watergate skandalı konusunda ABD Başkanı Nixon’ı araştıran Senato alt komitesinde yaptığı hukuk danışmanlığı var. Başkan Carter’ın ve demokrat adaylar McGovern ile Walter Mondale’in seçim kampanyalarında da yer aldığını görüyoruz. Daha sonra da bir hukuk firmasına çalışmaya başladığında, ABD’nin ‘en etkili 100 hukukçusu’ listesine girecek kadar başarılı bir hukukçu. Bu başarısını akademi dünyasında da değerlendirmiş elbette. Arkansas Hukuk Fakültesi’nde ders vermişliği var.
Uzun yıllar boyunca eşi Bill Clinton toplum önünde kendisinden daha baskın görünse de, Hillary Clinton’ın eşine mesleki olarak destek verdiği hep bilinir. Bill Clinton, Arkansas Valisi olunca eşini eğitimin daha iyi olması için kurduğu çalışma grubunun başına getirdi. Hillary, o dönemde öyle bir parlak performans gösterdi ki, onu dinleyenlerden birinin “Biz galiba yanlış Clinton’a oy verdik” diyerek Vali Bill Clinton’dan daha iyi olduğunu teslim etmesi çarpıcı bir anıdır. Hillary Clinton’ın görevi sırasında, Arkansas’ın en iyi eğitim veren eyaletler arasına girmesi tesadüf olmasa gerek. Bayan Clinton’ın sosyal sorumluluk tarafı da hep ön planda. Çocuk istismarı ile mücadele için hastanede çalışmış, fakirlere hukuki danışmanlık yapmış biri...

 

Başarılar, skandallar (Soldan saat yönünde)
Nixon'ın azli davasında yürüttüğü komisyon çalışmasında.
O zamanki soyadıyla Hillary Rodham, Bill Clinton ile Yale yıllarında. Çift birlikte, George McGovern'ın başkanlık kampanyası için çalışmıştı, 1972.
Chicago'da çekilmiş 17 Mart 1992 tarihli fotoğrafa, Bill Clinton'ın, Demokrat Parti başkan adayı olarak Illinois eyaletindeki ön seçimleri kazandığı sıradaki sevinç yansımış. Eşi Hillary de yanında, bu sevince ortak.
Bill ve Hillary Clinton, 11 Ekim 1975'te evlendi. Bu ay 41'inci yıldönümlerini kutlayacaklar.
Monica Lewinsky skandalı ile sarsılan Clinton çifti, aralarında sorun olmadığını göstermek için tatile çıkmış, Virgin adası sahillerinde dans ederken görüntülenmeleri büyük bir PR çalışması olarak nitelendirilmişti, 1999.
Monica Lewinsky skandalının Time kapağına yansıması, Şubat 1998.
Hillary Clinton, 1982'de eşinin Arkansas valilik seçimindeki zaferini kutluyor.

NAZİK TEŞEKKÜR
Ben Hillary Clinton’u, başkanın eşi olarak turistik bir ziyaret için Türkiye’ye 1996 yılında geldiğinde tanıdım. Ankara’da zamanın Başbakanı Mesut Yılmaz’ın onuruna verdiği resepsiyonda görüştük. Kendisi için davet edilen, kariyer yapmış bütün kadınlarla ilgilendi. Sosyal faaliyetlerinden kalma herkesi adam yerine koyma adeti uyarınca seyahatini organize bana da nazik bir teşekkür mektubu yollamayı da ihmal etmemiş.
Ama Hillary Clinton’a hayranlığımın asıl nedeni, 1999’da çocuk sağlığı sigortası konusundaki Senato komite oturumlarıdır. İnanılmaz bir ayrıntı ile saatlerce sağlık sigortasını savundu. O zamanki başarısı, bugün Obama’nın sağlık sigorta sisteminin bir parçası olarak Amerikalıların hayatında.

BAŞKANLIK YOLUNDA
Resmen siyasete soyunup seçime girmesi için ise 2000 yılını beklemek gerekti. Eşi Beyaz Saray’dan ayrılırken Hillary Clinton, New York eyaletinden New York dışından biri olarak Senato seçimini kazanıyordu. Sekiz yıl Senato’da birçok komitede aktif olarak çalıştı. 2008 yılında Obama’ya karşı Demokrat Parti Başkanlık adaylığı için mücadele etti ve kıl payı kaybetti.
Obama başkan seçildiğinde, kendisine Dışişleri Bakanlığı’nı önerince, Bayan Clinton tereddüt etmekle beraber kabul etti ve dört yıl boyunca dünyanın hemen her tarafına gitti. Ama asıl hedefi olan başkanlık hevesinden vazgeçmemişti. 2015 yılından başlayarak adaylık için Demokrat Parti içinde rakibi Bill Sanders’ı uzun süren mücadelenin sonunda açık farkla geride bıraktı ve resmen başkan adayı oldu.

LEWINSKY SKANDALINDAKİ TUTUMU
ABD’de yapılan anketlerde, Clinton’un başkanlık için daha ehil olduğu kabul edilirken, inanılırlığı konusunda menfi bir izlenim olduğu anlaşılıyor. Donald Trump’ın inanılırlığı da düşük. Bir anlamda siyasete güven düşük. Yabancı düşmanlığının dünyada yükseldiği görülüyor. Trump’ın birçok kişi tarafından saçma görülen düşüncelerinin, halkın bir kısmı tarafından benimsenmesi bundan ileri geliyor olsa gerek. Hillary Clinton’ın, Monica Lewinsky seks skandalında eşinin yanında yer alması da hâlâ halkın bir kesimi tarafından hoş karşılanmıyor. Ama benim gibi, Martin Luther King’in “İnsanların iyi günlerde nerede durduğu önemli değil, zor zamanlarda nerede durulduğu önemlidir” sözüne değer verenler için Hillary Clinton’ın o günlerde eşinin yanında durması artı puan.

 

Başarılı erkeğin arkasındaki kadın (Soldan saat yönünde)
Hillary Clinton, çocuklara yönelik sağlık politikalarının iyileştirilmesi çalışmalarıyla öne çıktı.
Bill Clinton, Arkansas Valiliği döneminde Demokrat Parti'den başkan adaylığı açıklandığında kızı Chelsea ve eşi Hillary ile, 1991.
Hillary Clinton'ın, Yalım Eralp'e gönderdiği teşekkür mektubu.
Bill Clinton, Aralık 1992'deki ekonomi konferansında eşi Hillary'nin kulağına söylediklerini dinliyor.
Clinton çifti, kızlarının düğününde, 31 Temmuz 2010.
Bill ve Hillary Clinton, 1993'te Arkansas'ta Bill Clinton'ın başkan seçilmesi onuruna düzenlenen baloda dans ederken...
Hillary Clinton eşinin başkanlık kampanyasında New York'ta bir fırında. Nisan, 1992.
Wellesley College mezunu Hillary Clinton, okulunun diploma törenlerinde her zaman önemli bir konuşmacı oldu.

 

OBAMA’DAN TAM DESTEK
Hillary Clinton’ın arkasında, şimdiki başkan Obama’nın da tam desteği var. Başkanlık için kimin daha ehil olduğu konusunda Obama’nın Demokrat Parti kongresinde “Bu salonda Bill Clinton ve ben dahil kimse başkanlık için Hillary Clinton kadar ehil değildir” sözü dikkat çekici. Görev başında bir başkan hatırladığım kadarıyla, kimse için bu tür sözler söylemedi.
Obama haksız sayılmaz. Çünkü hiçbir Amerikan başkanı, Hillary Clinton’ın tecrübesine sahip olmadı. Vali eşliği, first lady’lik, senatörlük ve Dışişleri Bakanlığı... Seçilirse, bu kadar deneyime sahip ilk başkan olacak.
Seçim platformu da bu deneyimin göstergesi. Yere basan ve hayalci olmayan bir platform. İnsan hakları beklendiği gibi önemli bir yerde. Rakibi ise hemen her gün tutum değiştiriyor. Danışmanları “Söylem sert oldu” deyince yumuşatma yoluna gidiyor. Çoğu kez ağzına geleni ya da aklına ilk geleni söylüyor. Durumu kurtarma işi etrafındakilere düşüyor. Cumhuriyetçi Parti’nin ileri gelenleri de “Başkanlığı kaybediyoruz, bari Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğumuzu kurtaralım” telaşı içinde. Barack Obama, Trump için ‘unamerican’ (Amerikan olmayan) sözünü kullandı. Sanırım böyle bir terim, bir rakip aday için ilk kez kullanılıyor.

 

Sağlık kaygıları ve Obama'nın desteği
Demokrat Parti Başkan adayı Hillary Clinton'ın, Cleveland'de yaptığı konuşmada girdiği öksürük krizi,- sağlığıyla ilgili olumsuz haberlerin çıkmasına neden oldu. Clinton iki saate yakın dinlendikten sonra ortaya çıkıp iyi olduğunu söylese de spekülasyon bitmedi. Ama şimdiki başkan Barack Obama'nın, Hillary Clinton'a desteği tam. Obama, Hillary Clinton'ın başkanlığı herkesten fazla hak ettiğini düşünüyor.

 

DIŞ POLİTİKADA NE YAPAR?
Hillary Clinton seçilirse nasıl bir dış politika izler? Tabiatıyla bunu dünyadaki gelişmeler tayin edecek. Ancak, seçim söylemlerine bakılırsa Obama’nın yaptığı, Pasifik ülkeleri ile ticareti geliştirmeyi hedefleyen ortaklık anlaşmasına karşı. Dış ticarette Obama kadar liberal değil. Dış politikada söylemleri Obama’ya nazaran daha sert ve kararlı. Suriye lideri Esad konusunda Obama’dan daha sert. Ruslarla ilişkide Rusların beklentisi Obama kadar işbirliği yapmaya hazır değil. Ama bu öngörüleri seçim konuşmalarına bakarak yapıyoruz. Liderler, koltuğa oturunca bazı ayarlamalara gidiyor. Türkiye ile ilişkilere gelince; bu daha çok Türkiye’ye bağlı. Zik zaklı ve ne olduğu pek anlaşılmaz politikaya devam edersek ilişkilerdeki gerginlik devam eder ve belki de artar.
Dünyanın beklentisi Hillary. Evet Amerikalılar oy verecek. Her ne kadar Yuri Ushakov “Biz de oy vermeliyiz” dese de... Zaten Yuri’nin lideri Putin galiba bu kez ters köşede duruyor. Öyle ya Trump seçilirse herhalde Putin’in dünya liderliği belki de öne geçecek.
Hillary Clinton seçilirse ilk kez eski first lady Madam President olacak. Eski Başkan Bill Clinton da first gentleman. Buna “İkisi bir arada” deniyor.
Son günlerde özellikle sağlık sorunları bilhassa Hillary yönünden önem kazandı. Trump, Clinton’ın sağlık durumunun başkanlık yapmaya izin vermediğini kampanyası sırasında hep söyledi. Bayan Clinton’un zatürre olması da buna tuz biber ekti. Her iki aday da sonunda doktor raporları ile durumlarını açıklığa kavuşturdu.
Neticede kimin kazanacağını yapılacak üç televizyon tartışmasının tayin edeceği yolunda geniş bir fikir birliği var. Dünyada genel beklenti ve istek Hillary’nin kazanması yolunda. Trump özellikle Batı’da ırkçı söylemleri ile endişe uyandırıyor ve dünya liderlerinin çoğu “Welcome Madam President” (Hoş Geldiniz Bayan Başkan) demek istiyor.

 



 

 

 

TEMPO

Diğer Yazılar