MALUMAT

İskambil kâğıdıyla oynayıp geçme, tanı!

Tarihi çok eskilere dayanıyor, böyle olunca hakkındaki rivayetler de artıyor. Bu yüzden iskambil kağıdının bugününden başlayıp, geçmişe uzanalım.

Nilay Örnek

Yardım kaynağı
Turgut Özal dönemine kadar, iskambil kağıdı üretimi, gelir kaynağı olarak Kızılay'daydı.

 

Hayatını iskambil kâğıtlarıyla geçiren 'siber sihirbaz' Marco Tempest'in bir TED gösterisinde de dillendirdiği üzere, 'son' genel kanıya göre, bir destedeki 52 kart, bir yılın 52 haftasını temsil ediyor.
Dört takım -kupa, maça, sinek ve karo- ise dört mevsimi. Bu arada, her renkteki 13 kart, Ay döngüsünün 13 evresinin temsili. Bir destedeki tüm sayıları (sembollerin temsil ettiği 11, 12, 13 şeklinde yapılmalı), joker ile birlikte toplarsanız elde ettiğiniz rakam 365. Destedeki iki rengin, yani siyah ile kırmızının da gece ile gündüzü temsil ettiği belirtiliyor.

TOPKAPI SARAYI'NDAKİ KANIT
Peki ilk kim iskambil oynamış? Tabii ki bugünkü gibi olmasa da, iskambil kâğıdının kökeni 7’nci ve 10’uncu yüzyıllar arasında kâğıt parayla bahis oynayan, tarot kartları olan Çin sayılıyor. Çin'in tarot sistemi bugünkü destelerden çok farklı. Avrupa'da da tarih boyunca çok farklı desteler kullanılmış. 1470'te Lombardiya'da yapılan kartlar 50'lik, Venedik tarotu 78'likmiş. 1700'lerde Fransa'da piket 36 kâğıtla oynanıyormuş, İspanyollar'ın 'hombre' destesinde ise 40 kağıt varmış.
1377'de Floransa'da 'naibbe' adlı oyun yasaklanmış. O dönemde bu oyunun kaynağı olarak 'Müslüman bir ülke'den söz ediliyor. İspanya'da bugün de iskambil oyunlarına 'naipes' deniyor.
1938'de Topkapı Sarayı'nda bulunan Memluk kartları, hem 12’nci-13’üncü yüzyıla tarihlenmeleri, hem de sistemleriyle iskambil kâğıdı tarihinde önemli bir yer tutuyor. Bugün o desteden 47 kart da kalsa, sisteminden, aslen 57 kartla oynanan bir oyun olduğu görülüyor. Memluk kartlarında 4 saraylı melik, naib, naib sanî ve melikin erkanlarından biri.

SINIFA GÖRE SEMBOL VE OYUN
Kâğıtların 13'üncü yüzyılda Marco Polo tarafından Avrupa’ya getirildiği iddialar arasında. Johannes Gutenberg de oyun kâğıdı basıyormuş. Hindistan ya da Arabistan’dan geldiğini ileri sürenler de var ama bugünkü şekilleriyle kullanımın 14’üncü yüzyıl Fransa'sına dayandığı kesin gibi. O tarihlerde, Fransa’da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu.
• Kupa bir kalkanı andıran şekliyle asil sınıfı ve kilisenin,
• Maça bir mızrak ucunu çağrıştıran şekliyle ordunun,
• Karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfın,
• Sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekliyle köylünün temsiliydi.
Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart olmasının nedeni de bu sınıflama. ‘İskambil' kelimesi de dilimize yine, Fransızca’da bu kartları ifade eden 'briscambille' sözcüğünden geçmiş. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimizle kaynaşmış. Bu arada tarih boyunca her sınıfın farklı iskambil oyunları olmuş; oyunlar cinsiyetlere göre bile dağılmış.

İNGİLİZLER ARKAYI, FRANSIZLAR ÖNÜ GELİŞTİRDİ
Sonradan tüm dünyada yaygınlaşan 'kart arkaları'nın bir sanatçı gözüyle resimlenmesi ise 1860'larda İngiliz kağıt yapımcısı Thomas de La Rue'nun yanında çalışan Owen Jones'un eseri. Jones, Arabesk ve Uzakdoğu esintileriyle 173 kart tasarlamıştı. Baş aşağı, iki taraflı kullanılabilen ilk kartlar da 1872'de Fransa'da yapıldı.

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı ARALIK 2015

Modanın peri-annesi Jeanne Lanvin

Kraliçeler, prensesler, sinema-sahne yıldızları, sosyetenin ikonik isimleri… Özel gecelerde, yeni yıl kutlamalarında, balolarda, önemli davetlerde en çok onun gece elbiselerini tercih ettiler ve büyü yapılmışçasına birer Lanvin kadınına dönüştüler: Güzel, kendine güvenli, özgür… Tıpkı bugüne dek süren sihri yaratan, efsanevi modacı Jeanne LanvIn'in istediği gibi.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı HAZİRAN 2016

Çocuğa vurma!

‘Şiddet’ son zamanlarda en çok telaffuz edilen kelimelerden biri. Biliyoruz şiddet şiddeti doğuruyor, şiddet gören çocuklardan şiddet uygulayan bireyler çıkıyor. 72 sivil toplum kuruluşunun üyeliğiyle oluşturulan ‘Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı’ girişimi, gelecek nesillerin şiddetten uzak durması için izlenmesi, desteklenmesi gereken bir adım.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı HAZİRAN 2016

Dolapdere’de yeni bir dünya

İtiraf edelim; Dolapdere çoğumuz için Taksim’e çıkan bir kestirme yol. Oysa Yaşar Kemal, 40 yıl önceki satırlarında semti “İstanbul’un en cümbüşlü, karmaşık, büyülü yeri” diye tarif etmiş. İnsan çeşitliliğini, “Yetmiş iki dil konuşulur Dolapdere’de” diye anlatmış. Çok yakınımızda olup, pek az bildiğimiz bölge, şu an büyük bir değişimden geçiyor. Değişimin öncü güçlerinden Dirimart, Dolapdere'de İstanbul’un en geniş özel sanat alanını açtı. Dünya çapındaki ilk sergilerinde, yüzeyin ötesine bakmaya davet ediyorlar.

DEVAMINI OKU