DÜŞÜNCE

İyi ki doğdun Günışığı!

Kendine özgü, sıcacık, bambaşka ufuklar açan tam 443 kitap. Türkiye’nin çocuk kitapları alanındaki en önemli yayınevlerinden Günışığı Kitaplığı, ardında bıraktığı 20 yıla, raflar dolusu kitap, öykü yarışmaları, dergiler, eğitim çalışmaları sığdırdı. Ve durmaya hiç niyetleri yok. Genel Yayın Yönetmeni Mine Soysal, “Yetişkinlerin de çocuk kitapları okudukları bir dünya düşlüyoruz” diyor.

Eren Başağan / Fotoğraf: Altan Aykan

Türk yazarlar revaçta
Günışığı Kitaplığı 20 yılda 400’e yakın, genç edebiyat markası ON8 ise 6 yılda 43 kitap yayımladı. Mine Soysal, Türkçe yazılmış ve çeviri kitapların eşit olan dengesinin, son yıllarda ülkemiz yazarlarının lehine hayli değiştiğini söylüyor.

 

Günışığı Kitaplığı, çocuk ve genç kitapları yayıncılığında Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinden biri. 20 yıl önce ilk kurduğunuzda bugün geldiği noktayı hayal etmiş miydiniz?
Kurulduğumuz 1996’dan bugüne en büyük hayalimiz, çocuklar ve gençler için yeni keşiflere, düşüncelere ve hayallere dalabilecekleri bağımsız bir edebiyat adası yaratmaktı. 20 yılda kitap kitap kurduğumuz Günışığı Kitaplığı’nın -tam da hayal ettiğimiz gibi- bugün artık ‘her boy’dan okurunun kolayca yetişebileceği çok zengin rafları var. Türkiye’den ve dünyadan seçtiğimiz çağdaş edebiyat eserlerini 3-8, 8-12, 12 üstü ve 15 üstü yaşlar için yayımlıyoruz. Bu arada başlarken, sadece kitap yayımlayacağımızı sanıyorduk. Ancak, ülkenin ihtiyaçlarını daha iyi anladıkça ve her gün türlü soruna tosladıkça kitaplarla yetinemeyeceğimizi fark ettik. Özellikle 2010’dan bu yana sivil toplum kuruluşu gibi çalışıyoruz.

Ne yapıyorsunuz bu kapsamda?
Yaşı ne olursa olsun, her okurun dilediği kitabı edinme ve okuma, okuduğunu sevme ya da sevmeme hakkına özgürce sahip olması gerektiğini daha geniş kesimlere anlatıyoruz. Eğitim dünyasına ve ebeveynlere didaktik beklentilerden uzakta, edebiyatın dolaylı yararını sağlayan yaratıcı okuma kavramını benimsetmeye çalışıyoruz. Gelenekselleşen konferans ve seminerlerimizin özgün içeriğini paylaştığımız altı aylık e-dergimiz Keçi’yi yayımlıyoruz. Sanırım, bu kadarını da hayal etmemiştik.


Her şeyin bir dönüm noktası, “Evet oldu” denilen bir an vardır. Sizin için dönüm noktası ne oldu? Hangi kitaplar ya da hangi yazarlardı?
İlk 10 yıl gerçekten de nefes almadan çalıştık. Yaş gruplarına göre değişen okuma davranışlarını ve gereksinimlerini, edebiyatta evrensel ve yerel uyumu gibi temel konuları inceledik. Hem yeni temaları cesaretle işleyen, hem de çocuk edebiyatına emek vermeyi mesele edinen yaratıcı yazarlarla buluştuk. Behiç Ak, Zeynep Cemali, Aslı Der, Gülsevin Kıral gibi çocuk edebiyatına odaklanan yazarların yanı sıra Müge İplikçi, Behçet Çelik, Karin Karakaşlı, Necati Tosuner, Neslihan Önderoğlu, Ahmet Büke, Sevgi Saygı gibi edebiyatçılarımızın bu alana dikkatlerini çektik. Çağdaş ustaların çocukların da okuyabildiği kitaplardan oluşan Köprü Kitaplar koleksiyonunu, arşiv değerinde öykü, deneme ve şiir seçkilerini hazırladık. Aynı yolu çeviri edebiyatta da izledik. Christine Nöstlinger, David Almond, Philip Reeve gibi tüm dünyayı etkileyen çağdaş yazarların kitaplarını yayımladık. Edebiyatla felsefenin iç içeliğini çok güzel örnekleyen ‘Çıtır Çıtır Felsefe’ dizisini her yaştan okurla buluşturduk. Ülkemizde yüz binlerce okuru olan bu çok sevilen dizi bugün 29 kitaba ulaştı. Yayımladığımız her yazar, her kitap, bir başka anlamda ve önemde dönüm noktamız oldu.

Zeynep Cemali’yi anmadan Günışığı Kitaplığı’nı konuşmak mümkün değil. Sizin için ne anlam ifade ediyor?
Zeynep Cemali bize öyküleriyle geldi. Çocukluğa hayrandı; çocuğun ciddiye alındığı, özgür bir birey olarak baş tacı edildiği bir dünyayı düşlerdi. Onu 2009’da, veriminin doruğundayken yitirdiğimizde, edebiyat duygusunu, öyküye davetini bir yarışmayla sürdürmek istedik. Adına düzenlediğimiz Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın yedinci yılı olan 2017’de, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri bu kez ‘dayanışma’ temasında yazacaklar öykülerini. Zeynep’e çoğalan özlemimizi, çocukların her yıl bize ulaşan yüzlerce öyküsü dindirebiliyor ancak.

Geleceğe baktığınızda nasıl bir Günışığı Kitaplığı görüyorsunuz? Kitaplarını basmak istediğiniz yazarlar, ya da özellikle basmak istediğiniz kitaplar var mı?
Günışığı Kitaplığı, yetişkin dünyanın kaosunda hırpalanan, kendine yeni çıkış yolları arayan, bambaşka yaşamlar hayal edebilen çocukların ve gençlerin yaşamına dokunmayı; edebiyatın özgürleştiren, iyileştiren anlam evrenine davetini sürdürecek. Bizler, çocuklar ve gençler kadar yetişkinlerin de kitaplarımızı okuduğu bir gelecek düşlüyoruz. Bizim her kitabımız, nesillerin birbirini anlaması, yakınlaşması, geçmişin geleceğe ışık tutması, geleceğin daha insanca kurulması için şans. Bunun için bizim en büyük gelecek düşümüz, edebiyatın, sanatın, bilimin her türlü ayrımı yok edebildiği, eşit ve adil bir dünyada yayıncılık yapmak.

 

 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı OCAK 2016

İki Amerika’nın Hikâyesi

Yüzyılın ortasında, ABD'deki Avrupa kökenli beyazlar, nüfusları yüzde 50'nin altına ineceği için azınlık durumuna düşecek. Donald Trump’ın ‘Müslümanların Amerika’ya girmesine yasak koyma’ teklifinin peşine kitleleri takmasının sebebi, bu değişim dalgasının yarattığı korku. Politikacının akıl dışı açıklamasına en büyük tepkinin Amerika’nın hukuk, politika ve akademi çevrelerinden gelmesinin sebebi ise açık; Trump Müslümanlara değil, ABD’yi ABD yapan değerlere meydan okuyor.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı KASIM 2015

Mimar Winy Maas:”Tek bir yapı değişimi başlatabilir“

21’inci yüzyılın en önemli mimarlarından, MVRDV’nin kurucusu Winy Maas, giderek birbirine benzeyen yapıları radikal şekilde değiştirmenin, mimarların üzerine düşen en önemli görev olduğunu söylüyor. ‘Starchitect’lerin en mütevazısı, T Buluşmaları için geldiği İstanbul’da geleceği önümüze serdi.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı ŞUBAT 2016

​Gölgeli bir aşk

Biri Trabzon’da, diğeri Bükreş’te başlayan iki hayat 1930’larda Paris’te kesişti. Rumen Ernestine, çiçeği burnunda ressam-şair Bedri Rahmi'yi ismini eren olarak değiştirecek kadar çok sevdi, Bedri Rahmi de ErnestIne’yi ailesiyle arasını bozacak kadar… Polisin bile önüne geçemediği bu aşk hikâyesini sonsuza kadar buruk bırakan ise, ikinci bir kadın, Mari Gerekmezyan oldu.

DEVAMINI OKU