YÜZLER

Kendisiyle barışmış yeni bir kadın

Tüm dünya Adele’in inanılmaz sesinden çıkan içli şarkıları ayakta alkışlarken, o dünyanın çeşitli köşelerinde yalnızlığına ağlıyordu. Tabii biz onu sesi gibi kocaman sanıyorduk. Oysa değildi, bir önceki albümünün adı gibi 21’di sadece yaşı. Şimdi 27 yaşında, kendisini epey harap eden bir ilişkiyi geride bıraktı. Yeniden âşık oldu, üstelik bu ilişkiden bir de çocuğu var. Ve dört yılın ardından dünyaya yeniden “Merhaba” dedi. Drama dolu eski günlerinden yeni ilişkisine, anneliğine, dış görünüşüyle ilgili sorunlara ve elbette şarkılarına dair dolu dolu cümlelerle Adele huzurlarınızda.

Fred Allen / The Interview People

Doğru mu?
Türkiye'de Ahmet Kaya'nın şarkısını çaldığı iddialarıyla gündemde olan Adele, dergimizi hazırladığımız sıralarda hâlâ konuyla ilgili açıklama yapmamıştı.

 

Son Single'ı 'Hello'nun ardından '25'in yayınlanmasıyla Adele bir kez daha yaşayan en büyük soul şarkıcısı, neslinin en iyi vokali olarak zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. İlk iki haftasında iki milyonun üzerinde satan '25', Adele'i müziğin stratosferine uçuran, dinleyicilerini cennete davet eden şarkılardan oluşsa da, içinde bir miktar dert ve keder barındırıyor.
'Hello' piyasaya çıktığı anda dünya çapında listelerin bir numarasına yerleşti, ilk haftasında bir milyon kez download edilen tarihteki ilk şarkı oldu. Spotify'da bir günde 4 milyon kez çalınma rekoru bir yana, şarkının klibi de Taylor Swift'in rekorunu 27.7 milyon izlenmeyle bir anda yerle bir etti. Tabii bir de 48 saatte 50 milyon izlenme gibi inanılmaz YouTube rakamlarına ulaştı.
Bu müzik için olduğu kadar, Petula Clark ve Roberta Flack'in ayak izlerini takip eden Adele gibi hassas bir yıldızın vokal başarısı anlamında da yeni bir standart. "Hello from the outside!" diye yankılanıyor sesi, onu gelmiş geçmiş en büyük efsanelerin seviyesine taşıyan büyülü şarkıda.
İşin tuhaf kısmı ise, şöhret ve servete giden endişe dolu yolculuğunda başarısını daha yeni yeni takdir edebiliyor olması. En son röportajlarından birinde şöyle diyor: "Eskiden bu işin dramasına bayılırdım. Ama şimdi bir anneyim ve kafamı bu tür şeylere verecek lüksüm yok. Bazı şeyleri aklımdan silip atmam lazım. Bu da benim gibi kin tutmaya meyilli biri için terapi gibi oldu. Hayat, geçmişinizi istifleyip durmak için çok kısa."
Erkek arkadaşı, bankacı ve hayırsever Simon Konecki (41) ile birlikte üç yaşındaki oğulları Angelo'yu yetiştirmekle meşgul. Annelik, 27 yaşındaki yıldızın hayatındaki en önemli şeye dönüşerek enerjisini yeniden odaklamasını sağladı. '25'in hayatında bir dönüm noktası olduğuna inanıyor: "Bu albüm geçmişi temizlemekle ilgili. Anne olup, 20'li yaşlarımı geride bırakırken eskiden olduğu kadar çok şeye kafamı takamayacağımı fark ettim. Kırılıp dökülmeye vaktim yok. Çocuğumun dayanağı benim ve hep onun yanında olabilmek istiyorum. Erkek arkadaşım için de öyle... Onları sanatım için aşağı çekmek istemiyorum. Şu anda hayatımda çok daha aydınlık bir yerdeyim."

NEDEN DÖRT YIL BEKLEDİ?
İkinci albümü '21' 2011'de yayımlandığında, anında dünya çapında başarı kazanarak 'yılın albümü' unvanını almış, altı Grammy ile ödüllendirilmişti. Billboard dergisinin yakınlarda yaptığı analize göre '21', 31 milyonluk satışı ve 25 hafta boyunca bir numaradan düşmemesiyle tüm zamanların en başarılı albümü. Bu rakamlar Michael Jackson'ın 'Thriller'ını, Taylor Swift'in 'Fearless'ını, Bruce Springsteen'in 'Born in the USA'ini tahtından indiriyor. '21'in başarısı Adele için inanılmaz yüksek bir standart koydu. Bu da '25'in uzun süren hazırlık sürecini açıklıyor.
"Yeni bir albüm yazacak gücüm olduğunu düşünmüyordum. Yapmalı mıyım ondan da emin değildim. '21'in başarısı yüzünden, 'Belki herkes benden duyacakları son şeyin bu olmasından memnundur' diye düşünüyordum. ‘Zirvede bıraksam daha iyi’ diyordum ama zaman geçtikçe albüm yapmaktan başka çarem olmadığını fark ettim. Kendim için daha fazla beste yapmalıydım. Yapmak istediğim başka hiçbir şey yoktu. Bir şarkının içime sinmesi için beni gerçekten duygulandırması, kalbime dokunması gerekiyor. Ancak beni ağlatırsa iyi bir şarkı yazdığımdan emin olabiliyorum. Stüdyoda söylerken bir anda gözyaşlarına boğulup ara vermeye ihtiyaç duyuyorsam iyi olduğunu anlıyorum."

KİŞİSEL EVRİMİ
Adele, '25' ile ciddi bir evrim geçirdi. Artık o dünyaya söven hüzünlü, endişeli genç kız değil. Facebook sayfasında yazdığı gibi, "Önceki bir ayrılık albümüydü, bu bir barışma albümü. Kendimle barışıyorum. '25' farkına varmadan geçirdiğim dönüşümle ilgili. Bu kadar uzun sürdüğü için özür dilerim ama araya hayat girdi."
Bu cümle Adele'in kişisel meseleleriyle girdiği kavgayla, yalnızlığıyla, kafa karışıklığı ve müzik dünyasındaki başarısını takdir edememesiyle nasıl halleştiğini çok iyi özetliyor. "Bir daha '21'i yazarken hissettiklerimi hissetmek istemem. Korkunçtu. Çok mutsuzdum, yalnızdım, üzgündüm, kızgındım ve küskündüm. Hayatımın sonuna kadar bekâr kalacağımı sanıyordum. Bir daha asla âşık olamayacağımı zannediyordum. Hiçbirine değmezmiş."
Yeni albümüne çalışmak ise bundan çok daha eğlenceli bir süreç olmuş. Artık böylesi ağır varoluşsal mevzulara takılmadığı için müziğini daha umut dolu bir yerden yaratabilmiş. "Ben kendimi hayal kırıklığına uğratmaya alışığım. Eğer üzgünsem, kafam karışıksa -ki bunların çoğu şarkımın ana teması olduğunu söyleyebilirim- durumu akışına bırakıyordum. Paramparça olmaya izin veriyordum. Karanlıkta oturup kendim için üzülüyordum ve beni neşelendirmek isteyen arkadaşlarımla görüşmek, bir şeylerle meşgul olmak gibi hiçbir yardımı da kabul etmiyordum. Drama bayılıyordum!"

Klibin gücü
Adele'in dört yıl aradan sonra dünyaya selam çaktığı 'Hello' şarkısının kısa film tadındaki klibini ünlü yönetmen ve oyuncu Xavier Dolan çekti. Klip yayınladığı ilk beş günde 100 milyondan fazla izlendi.

 

SIMON KONECKI İLE İLİŞKİSİNİN ANLAMI
'25'in en dikkat çekici özelliklerinden biri de, Adele'in '19' ve '21'in duygusal içeriğini oluşturan, kalbini kıran geçmiş ilişkisiyle (söylendiğine göre fotoğrafçı Alex Sturrock) ilgili ne kadar açık olduğu. "Son erkek arkadaşım beni çok fazla insanla paylaşması gerektiği için başarımdan rahatsızdı. Bu benim 'lanet olsun' şarkım. Çok bariz belki ama, tekrar sevmeyi ancak yeniden âşık olduğunuzda öğreniyorsunuz."
Adele, tam '21'in piyasaya çıkma sürecinde huzur ararken Simon Konecki'de yeniden aşkı buldu. Kısa bir süre önce, Konecki'nin, sadece yeniden sevmeyi değil, geçmişteki acı hatıralarını gömmeyi de öğrettiğini anlatıyordu: "Bana çok destek oluyor. Bunun için de çok yüce gönüllü, kendine güvenli olmak gerekir; çünkü ben yaptığı işte çok iyi olan biriyim. Şu anda çok derin ve sahici bir aşk yaşıyorum. Bu da beni, eski sevgilime sonunda onu unuttuğumu söyleyebileceğim bir pozisyona koyuyor."
Nihayet dedikodulara da bir yanıt vererek aralarındaki bağın her zamankinden güçlü olduğunu ve evlenmeye gerek görmediklerini de söyledi. "Birlikte bir çocuğumuz var. Bu da bence çok önemli bir bağlılık."
Son albümünün en ilginç şarkılarından biri 'Water Under the Bridge', Konecki ile ilişkisinin nasıl temkinli başlayıp sonradan gerçek aşka dönüştüğünü anlatıyor. "Bizimki yavaş yavaş giderken bir anda gerçekten çok, çok ciddileşen ilişkilerden oldu. Bir ara bu korkutucu geldi ama sonra 'Sanırım doğru olan bu. Mümkün olduğu kadar uzun süre bu ilişkide kalmak istiyorum' dedim."

MADONNA VE ANNELİK ÜZERİNE
Adele'in hayatındaki en kritik olaylardan biri anne olmasıydı. Bunu Madonna'nın 1998 tarihli albümü 'Ray of Light'ta yaşadığı sürece benzetiyor ve ilham aldığını söylüyor. "O, Madonna'nın ilk çocuğundan sonra çıkardığı albüm ve bence en iyisi. Ben doğumdan sonra öyle dağılmış durumdaydım ki, hormonlarım coşmuştu, saçma sapan şeyler oluyordu."
Yine de, çocuk yetiştirmek için ne kadar fedakârlık gerektiğinin hiç farkında olmadığını itiraf ediyor. Doğumdan sonra yaşadığı tecrübenin, ayaklarını yere basmasını sağladığını söylüyor. "Bu çok zor. Ben kolay olacak sanıyordum. Herkes yapıyor sonuçta, ne kadar zor olabilir ki? Ah, hiçbir şey bilmiyormuşum. Zor ama efsanevi bir olay. Hayatta yaptığım en harika şey. Hiçbir şey, bir çocuğun ondan istediğiniz şeylere itiraz etmesi kadar kendine getiremez insanı. Eskiden dünya benim etrafımda dönüyordu, şimdiyse onun. O bir melek. Kendimle ilgili sevdiğim ne varsa onları ortaya çıkarıyor. Ve bana tek 'hayır' diyen insan o. Beni tamamen yönetiyor. Patronum o resmen. Bunu izlemek başkalarına tuhaf geliyor, çünkü genellikle hayatımdaki her şeyin patronu benimdir."

 

ŞÖHRETTEN KORKMAK
20'li yaşlarında Janis Joplin, Jimi Hendrix, Kurt Cobain, Amy Winehouse gibi pek çok müzisyeni bitiren şöhret patlaması Adele'in de endişelenmesine yol açtı. "İnsanlar ünlü olmaktan nefret ettiğimi zannediyor. Hayır, ben sadece korkuyorum. Çünkü insanı çok kolayca içine çekebilen, zehirli bir şey olduğunu düşünüyorum."
Kariyerinin başlarında sürekli, sadece birkaç kez karşılaştığı Amy Winehouse ile kıyaslandı.
"Amy'nin dağılışını izlemek korkularımı yaratan sebeplerden biri oldu. Hepimiz onun dağıtmasını izlemekten büyük zevk aldık. Çok üzülüyordum ama bir yandan da biri fena göründüğü bir fotoğraf gösterse bakıyordum. Biz bakmasaydık, kimse de o fotoğrafları çekmezdi. Bu seviyede bir ilgi gerçekten ürkütücü. Özellikle de bütün o şov dünyası etrafında yaşamıyorsanız. Kariyerim benim hayatım değil, hobim."

DIŞ GÖRÜNÜM MESELELERİ
Tüm hayatı boyunca bedeniyle dertli oldu. Bu kendinden tiksinme hali, dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olup, zayıflığa takıntılı Batı magazin kültürünün ortasına düşünce daha da alevlendi. "İlk yapılacak şey kendinizle mutlu olmanız ve bedeninizi sevmeniz. Ancak o zaman kendinizi değiştirmeye başlayabilirsiniz. Hayatta bir tek sen varsın. Öyleyse neden başka biri gibi görünmek isteyesin? Neden herkesle aynı saça, aynı fikirlere sahip olasın? Benim vücudumla ilgili problemlerim var evet, ama bunların hayatımı yönetmesine izin vermiyorum. Dünyada kendimi nasıl gördüğümden daha önemli meseleler var."
Geçen yıl Adele, en iyi formundaydı. Belki hiçbir zaman incecik olmayacak ama o hayatının kontrolünü eline alan çok güzel bir kadın. Şimdi '25' için turneye çıkmadan önce fit olmaya odaklanıyor. "Biraz şekle girmek için spora gidiyorum. Ama ‘sıfır’ beden olmak gibi bir derdim yok. Genellikle ayaklarımı sürüye sürüye gidiyorum, öyle hoplaya zıplaya gittiğim yok yani (gülüyor). Keyif de almıyorum. Ağırlık kaldırmayı seviyorum. Aynaya bakmayı sevmiyorum. Turnede değilsem, beni Çin restoranında bulabilirsiniz!"

OĞLU İLHAM PERİSİ
Nihayetinde, Adele'in bulduğu huzur ve mutluluk çoğunlukla anneliğe bağlı. Yaralı ruhunu iyileştirmek için oğlunun güzel gülüşüne ve iyi bir adamın aşkına ihtiyacı var: "Doğum yapmak kendime güvenimi mega artırdı. Durdurulamaz hissettim. Eminim pek çok kadın bunu hissetmiştir. '21' sürecinin sonlarına doğru bu işi neden yaptığımı bilmez hale gelmiştim. 'Neden dünyanın bir ucunda yalnızım?' sorusunu cevaplayamıyordum. Ama sonra oğlum dünyaya geldi ve düşündüm: Evet işte bu yüzden yaptım. Hayatımda ilk defa '21'in başarısıyla gurur duydum.
Ve şimdi yaptığım her şey, hayatımın her kanalı, çocuğuma bırakacağım mirasın parçası.”

 

 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı HAZİRAN 2016

Her an her şeyi yapabilecek bir takım

Eleme gruplarının en ilginç hikâyesini yazan, son dakikada Euro2016’ya katılmaya hak kazanan milli takımda moraller üst düzeyde. Yer aldığımız D Grubu’nda şampiyonluk adaylarından İspanya, Barselonalı Ivan Rakitiç, Real Madridli Luka Modriç, Juventuslu Mario Mandzukiç gibi yıldızların sırtladığı Hırvatistan ve eleme grubunda son defa karşıya karşıya geldiğimizde mağlup ettiğimiz Çek Cumhuriyeti var. Ancak A Milliler şampiyonanın sürprizini yapmaya hazır. Hedef gittiğimiz yere kadar gitmek.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı EKİM 2016

Barış sembolü nereden geliyor?

Barış ortamını her daim hissedemesek de, barış simgesine gayet aşinayız. Yarım yüzyılı aşkın süredir tüm dünyada ne olduğu anlaşılan, bize aynı anlamı ifade eden bir barış sembolü var. Bu sembolle özdeşleşen John Lennon, Bob Marley gibi isimler olduğu gibi günümüzde onu dövme olarak taşıyan Lady Gaga gibi ünlüler de var. Peki barış sembolü nasıl bulundu, ne ifade ediyor?

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı NİSAN 2016

​Her şeyin fazlası zarar;güvenliğin de...

Güvenlik sağlayan devlet ile ‘yurttaş’ın özgürlüğü arasındaki denge nasıl sağlanır? Soru bugünlerde kolayca yanıtlanamayacak kadar çetrefilli. Dahası pek çok önemli soruyu da peşinden sürüklüyor. Görünen o ki, güvenlik - özgürlük ikilemi egemen sistemin varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği sorununda düğümleniyor ve şimdilik ikisi arasındaki denge, tümüyle güvenlik lehine bozuluyor.

DEVAMINI OKU