STİL

Moda haftasının ardından

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul geçen ay sekizinci sezonu geride bıraktı. İlk günden bu yana moda haftasının sponsorluğunu yapan Mercedes-Benz’in Otomobil Grubu Pazarlama ve Satış Türkiye Direktörü Şükrü Bekdikhan ile kriz günlerinde etkinlik yapmaktan, bu yılki moda haftasının öne çıkanlarına pek çok başlık üzerine konuştuk.

Ayşegül Savur Özgen

Mercedes-Benz olarak yıllardır Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’a isim sponsorusunuz. Mercedes-Benz neden bir moda etkinliğine sponsor oluyor? Beklenmedik bir alan gibi…
Mercedes-Benz olarak, dünya çapında 20 yıldan uzun süredir moda sektörüne destek veriyoruz ve bugün 40’dan fazla ülkede 50’den fazla moda etkinliği ile işbirliği içerisindeyiz. Mercedes-Benz ile moda, tasarım ortak paydasında buluşuyor. Otomobil sektöründe bir lüks marka olarak tasarım bizim temel değerimiz, otomobillerimizin eşsiz ve zamansız tasarımıyla ayrışıyoruz. Moda haftasına isim sponsorluğumuzla hem tasarım ortak paydasında bizimle buluşan moda sektörü ile bir araya geliyoruz, hem de bizimle bu değeri paylaşan tasarım tutkunu bir kitleye dokunma fırsatı yakalıyoruz.

Bu yıl gündem yüzünden pek çok etkinliğin iptal edildiğine şahit olduk. Siz ise moda haftasını büyüterek sürdürdünüz. Krizlere bu açıdan yaklaşmak gerekirse, sizinki gibi büyük firmaların üzerine düşen görev ne?
Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul, global moda takviminde yılda iki defa, Paris Moda Haftası’nın hemen ardından kendine yer bulan ve bugün sekizinci sezonunu gerçekleştirdiğimiz uluslararası bir etkinlik. Biz de Mercedes-Benz olarak, sekiz sezondur dünya çapında isim sponsoru olduğumuz moda platformuna İstanbul’u da dahil ediyoruz. Dolayısıyla bu uluslararası organizasyonun profesyonellik içinde kesintisiz devam etmesi ve gerek bölgesel gerekse global ölçekte endüstrinin tüm paydaşları tarafından her sezon daha da artan bir ilgi görmesi, Türkiye için son derece olumlu. Uluslararası basında Türkiye’nin ismini bu tür etkinliklerle bir arada geçmesi ve Türk tasarımının dünyaya duyurulması, İstanbul’un bir moda başkenti olarak konumlandırılması hepimiz için gurur verici gelişmeler. Bizim ve böylesine büyük bir organizasyonun, bu etkinliğe dair algıyı doğru inşa etmesi ve şartlar ne olursa olsun etkinliğin arkasında durması bence fark yaratıyor. Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul bir eğlence ya da şov değil, tersine tasarımcısından üreticisine, modelinden koreografına sektörün farklı aktörlerinin bir araya geldiği, çok geniş sektörel bir etkinlik ve bu uluslararası etkinliğin devamlılığının sağlanması, doğru bir şekilde algılanması her zaman öncelikli hedefimiz olacak.

“ETKİNLİK DEVAM ETMELİ”
Yine krizle devam edersek; bazı bakış açıları moda-sanat haftaları gibi ‘lifestyle’ dediğimiz başlıklar altındaki etkinliklerin sürdürülmesini “Bunca sorun varken, bu tür keyifli işler nasıl devam ediyor?” diyerek sorguluyor. Sizin Mercedes-Benz olarak bu tür bakış açılarına karşılığınız ne olur?
Bir önceki soruda da belirttiğim gibi, bu bakış açısına katılmıyoruz, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un bir keyif ya da eğlence etkinliği olmadığını her fırsatta vurguluyoruz. Uluslararası bir otomobil fuarını düşünün, gündem dolayısıyla iptali normal şartlarda beklenmez. MBFWI de moda sektörü için tamamen aynı özellikleri taşıyor, sektörün tüm aktörlerinin tüm sezon boyunca çalışmalarını ortaya koydukları, profesyonel bir etkinlik. Türk moda sektörünün geleceği için, bu etkinliği uluslararası alanda doğru biçimde konumlandırmak için doğru refleksin bu olduğunu düşünüyorum.

 

Yaratıcılığın kapıları
MBFWI boyunca Türk modacıların en son kreasyonları sergilendi.

 

BAHAR KORÇAN’DAN GELEN İLHAM
Bu yılki etkinliğe neyin damgasını vurduğunu düşünüyorsunuz?
Bu sezon Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul, Türk modasının duayen isimlerini bir arada sundu. Türkiye'de moda sektörüne büyük emek veren ve Türk modasını yurtdışında başarıyla temsil eden isimlerden Arzu Kaprol, Atıl Kutoğlu, Bahar Korçan, Dilek Hanif, Lug Von Siga, Özgür Masur, Özlem Kaya ve Özlem Süer kısa bir aradan sonra hep birlikte MBFWI takviminde yer aldılar. Bu isimler arasında İstanbul’da moda haftasının temellerinin atılmasında büyük rol oynayan, Türk moda sektörüne büyük emek vermiş tasarımcı Bahar Korçan’ın koleksiyonunu Mercedes-Benz olarak, ‘Mercedes-Benz Celebrates Bahar Korçan’ ismiyle sunduk. Türkiye'de moda kültürünün oluşmasına öncülük ederek kanaat önderliğini sürdüren Bahar Korçan'ın ilham verici hikâyesini bu anlamlı etkinlikle kutlamaktan ötürü çok mutluyuz.

Moda haftasının sitesine baktığımızda gerçekten dünya standartlarında bir ortam görüyoruz. Fotoğraflar, canlı yayınlar... Yurtdışından tepkiler nasıl?
Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul, ilk sezonundan beri dünya çapında moda organizasyonlarında lider olan IMG tarafından organize ediliyor. IMG’nin bu noktada etkinliğe prodüksiyon ve organizasyon anlamında sağladığı üstünlükler tartışılmaz. Sekiz sezondur etkinlik fotoğraflarında Getty Images’ın, görüntülerinde ise InDigital’in imzası var. Bu iki firma da uluslararası standartlarda bir iş çıkarıyorlar ve etkinlikten tüm görsellerin eş zamanlı olarak dünyaya servis edilmesini sağlıyorlar. Biz de Mercedes-Benz olarak, global moda platformlarımızda ve sosyal medya kanallarımızda etkinliği destekliyor ve görsellere yer veriyoruz. Yurtdışında da Türkiye’de dünya standartlarında bir moda etkinliğinin gerçekleştirildiğine dair doğru algının oluştuğunu, dünyanın prestijli yayınlarında etkinliğin yer aldığını görüyoruz.

Bu yılki moda haftası, Zorlu PSM’ye taşınmasıyla da ses getirdi. Bu bilinçli bir seçim miydi?
Bu sezon Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’u Zorlu PSM çatısı altında gerçekleştirmemizin bize sayısız faydası dokundu. Öncelikle Zorlu PSM’in halihazırda sahip olduğu üstün altyapı ve prodüksiyon olanaklarını kullanma şansını yakaladık. Ulaşımın son derece rahat olduğu bir noktada etkinliği gerçekleştirmemiz de katılımcılar tarafından son derece olumlu karşılandı.

SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ NE?
Moda haftasını gelecekte nereye taşımayı planlıyorsunuz, yeni hedefler, sürprizler var mı?
MBFWI önümüzdeki sezon da Zorlu PSM çatısı altında gerçekleştirilecek. Etkinliğin ticari boyutunun daha da güçlendirilmesi, tasarımcı ve markalara 360 derecelik bir iletişim alanı sunulması anlamında yeni projeler planlıyoruz.

Sosyal medya, bu tür etkinliklerin bir taraftan çok paylaşılmasını ve görülmesini sağlarken bir taraftan da fazla paylaşımlar yüzünden deyim yerindeyse ‘cool’ olmaktan çıkarıyor gibi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de moda haftası, magazin boyutunun da öne çıktığı bir etkinlik. Kaldı ki dijital çağda moda haftaları artık sadece davetlilere özel bir etkinlik değil, markalar defilelerini sosyal medya kanallarından canlı yayınlıyorlar. Bu nedenle ben sosyal medyadaki yoğun paylaşımı son derece olumlu buluyorum ve katılımcılara eşsiz bir tanıtım olanağı sağladığını düşünüyorum.