STİL

Rolex efsanesi

Herkesin adını bildiği saat markası, zenginlik ve lüksle özdeşleşen Rolex’i bu kadar ünlü ve özel kılan ne?

Ece Eraslan

Yorum farkı
Rolex, bu yıl en sevilen modellerinden Oyster Perpetual Cosmograph Daytona'yı yeniden yorumladı.

 

Rolex senede yaklaşık bir milyon adet saat üretiyor. Dolayısıyla belki sizin de bir Rolex’iniz vardır ya da bir veya birden fazla Rolex’i olanları tanıyorsunuzdur. Sokaktan geçen herhangi birine “Dünyadaki en iyi ve lüks saat hangisidir?” diye sorsanız size büyük ihtimalle “Rolex” diyecektir. Bildiği tek saat markası o bile olabilir. Sadece Paul Newman, Harrison Ford, Charlize Theron ve Brad Pitt gibi Hollywood yıldızları değil Vladimir Putin, John F. Kennedy ve Dwight Eisenhower gibi ülke başkanları da Rolex’i tercih etti ve ediyor. Dalai Lama ‘I Have a Dream’ başlıklı ünlü konuşmasını yaparken bileğinde Rolex vardı. Hatta bir söylentiye göre 15 Rolex’e sahipti. Dünyanın en ünlü komünist lideri Fidel Castro, Rolex GMT Master takıyordu. 1959’da Küba devrimini gerçekleştirirken bileğinde Rolex Submariner vardı. (Aslında bu, markanın zenginlik sembolü olmasının ötesinde niteliklere sahip olduğunun en iyi göstergelerinden.) Pablo Picasso da Rolex tutkunlarındandı; Everest’in zirvesine ulaşan Sir Edmund Hillary de öyle. Jacques Cousteau okyanusun derinliklerine Rolex Submariner ile indi. Chuck Yeager ilk defa sesten daha hızlı uçtuğunda ona Rolex Oyster Perpetual eşlik ediyordu.

 

Yıldızların gözdesi
Paul Newman gerçek bir Rolex tutkunu. Öyle ki, bileğinde görünen Oyster Perpetual Cosmograph Daytona, 'Paul Newman kadran' olarak tanınıyor. (1970'ler)

 

HER PARÇASI ÖZGÜN
Peki, gerçekten dünyadaki en iyi saatleri Rolex mi üretiyor? Son derece ileri saat teknolojisine sahip, komplike (ve de Rolex’ten kat kat daha pahalı) saatler yaratan Patek Philippe, Vacheron Constantin, Breguet, Jaeger-LeCoultre gibi köklü markalar saat tutkunları dışında az bilinirken neden tüm dünyada her kesimden insan Rolex’i tanıyor? Rolex’i Rolex yapan ne?
Bu soruların cevabı üzerine kitaplar yazılabilir (yazıldı da) fakat şu bir gerçek: Zenginlik ve statü sembolü olmasına rağmen aslında Rolex sadece çok, ama çok iyi saatler yapan bir marka. Büyük grupların bir üyesi değil, bağımsız bir şirket; NASA’yı kıskandıracak test laboratuvarlarına sahip. Rolex’te binlerce kişi çalışıyor; mekanizmanın yaylarından saatlerin kutularına kadar her parçayı kendileri üretiyor. Ve yılda yaklaşık bir milyon saat yapılmasına rağmen her açıdan denenmiş, kusursuz çalışmayan hiçbir model fabrikadan dışarı çıkamıyor. Rolex’te tourbillon, carousel, dakika tekrarlayıcı gibi komplikasyonlar, özel yıldönümü grand komplikasyon modelleri ya da iskelet saatler bulamazsınız. Marka 1926’da dünyanın ilk su geçirmez saat kasasını üretmesinden bugüne sadece sağlam, dayanıklı ve zamanı her daim doğru gösteren saatler yapma vizyon ve misyonundan derece sapmamıştır çünkü. Bu yüzden saygı duyulan, hayran olunan ve değeri bilinen bir evrendir Rolex.

 

Fatih
James Cameron ile Mariana Çukuru'na inen Deepsea Challenge.

İLKLER TARİHİ
Markanın kurucusu Almanya doğumlu Hans Wilsdorf (1881-1960) saat ustası olarak kariyerine İsviçre’nin Le Chaux de Fonds şehrinde başladı; cep saatlerinin yaygın olduğu bu dönemde, kol saatleri daha ziyade mücevher olarak görülüyor ve daha çok kadınlar için üretiliyordu. Wilsdorf, kol saatinin gelecekte günlük bir ihtiyaç olarak herkesin bileğinde olacağını öngören dünyadaki sayılı kişiden biriydi. 1920’de ismi Manufacture des Montres Rolex’e dönüşecek şirketi Wilsdorf&Davis’i 1905 yılında kurdu; şirket önceleri İngiltere ve sömürgelerine saat tedarik ediyordu. İsviçre’deki saat parçası üreten firmalardan materyal temin ederek kendi saatlerini yapmaya başlayan Wilsdorf, 1908 yılında Rolex ismini icat etti. Kurucularının soyadlarını taşıyan birçok markanın tersine Rolex, Wilsdorf’un alfabenin harfleriyle binlerce kombinasyon deneyerek kendi ürettiği bir isimdi. Wilsdorf’un bu ismi yaratırken beş kriteri bulunuyordu. Kısa olacaktı, tercihen beş harf. Her dilde kolayca telaffuz edilebilmeli, kulağa hoş gelmeli, hatırda kolay kalmalı ve kadran ile mekanizmaların üzerine işlendiğinde zarif durmalıydı.
Dünyanın ilk su geçirmez kasasını üretmesinin yanı sıra Rolex, otomatik yani kendi kendini kuran saatlerdeki, daha sonra ‘perpetual’ adı verilen, bağımsız rotora sahip ilk saati (1931), kadranda büyüteçli bir lens aracılığıyla tarihi gösteren ilk saati (1945-Oyster Perpetual Datejust) ve haftanın gününü gösteren ilk saati (1956-Oyster Perpetual Day-Date) üreten markadır.

 

Kalite kontrol
Geçtiğimiz yıldan beri Rolex kendi kalite kontrolünü yapıyor. Yeşil mühür formuna sahip Superlative Chronometer sertifikası beş yıllık uluslararası garanti sağlıyor.

 

NEDEN ROLEX?
Dikkat ederseniz çelik kasalı bir Rolex diğer çelik saatlere göre daha farklı durur. Çünkü Rolex en bilinen 316L paslanmaz çelikle çalışmaz. İlk defa 1988’de Sea-Dweller modelinde, korozyon ve paslanmaya daha dayanıklı, daha sert (ve elbette çok daha maliyetli) bir materyal olan 904L paslanmaz çeliği tercih eden Rolex, 2003’ten bu yana da tüm çelik saatlerinde 904L kullanıyor. Peki neden herkes bunu yap(a)mıyor? Çünkü bu çeliği kesmek, işlemek ve cilalamak için özel makine ve sistemler gerekiyor.
Rolex’in fabrikasında sadece saat ustaları ve saat üretimine yönelik bölümler değil, bilim insanlarının çalıştığı devasa bir araştırma-geliştirme bilim laboratuvarı da bulunuyor. Saat üretimini kolaylaştıracak özel yağlar ve parçaların icat edilmesinin yanı sıra burada mekanizmalar, kasalar, bilezikler ve en son bütün olarak saatlerin testleri de yapılıyor. En basit Rolex modelinin bile bir hatta iki ömür boyunca sağlamlığını koruması şaşırtıcı değil. Yine dalış saatlerinin test aşaması da Rolex’te diğer markalara göre daha detaylı. Her bir saat, basınçlı tanklarda test ediliyor; fakat Rolex, Submariner ve Deep Sea modellerini suyun içinde ayrıca bir kez daha test ediyor. Bu, çok daha komplike ve maliyetli sistemler gerektirdiği için her markanın tercihi değil.
Tüm Rolex saatlerde kullanılan altını marka kendisi üretiyor. Fabrikasında devasa bir dökümhanesi bulunan marka 24 ayar altını satın alıyor, 18 ayar sarı, beyaz ve patenti kendisine ait Everose altınına dönüştürüyor. Bunu yapan tek marka Rolex. Markanın ayrıca kendine ait bir de mücevher departmanı bulunuyor. Burada değerli metaller ve taşlar kullanılmadan önce test ediliyor. Rolex 20 milyonda iki taşın sahte çıktığını belirtiyor; bu çok küçük bir oran gibi görünse de marka işini şansa bırakmıyor. Mücevherlerin saate montajı ise tek tek elle gerçekleştiriliyor.
Birçok kişi Rolex’te her şeyin makineler tarafından fabrikasyon usulü yapıldığını zanneder ama bu doğru değil. Rolex’in senede bir milyona yakın, en iyi kalitede saat üretmesinin sırrı gayet pragmatik felsefesinde yatıyor aslında. Bir iş en iyi insan eliyle yapılıyorsa insanlar; en iyi şekilde makinelerde üretiliyorsa makineler kullanılıyor. Ve daha önce de değindiğimiz gibi Rolex her şeyini kendisi üretiyor. Buna tek istisna bazı saatlerde kullanılan sentetik safirler ve saat kolları. Her şeyin in-house üretilmesi markanın gerçekten herkesten ve her türlü moda trendinden bağımsız hareket etmesinin de sırrı. Saat koleksiyonerleri genellikle şu konuda hemfikirdir: Bir yanda devasa saat endüstrisi vardır, öte yanda Rolex; tesadüf eseri ikisi de benzer ürünler yaratır!

ROLEX’İN KISA TARİHİ