SANAT & TASARIM

Sanat için İş Sanat: 17’nci sezon sizi bekliyor

İstanbul’un kültür haritasına katıldığı 2000 yılından bu yana uluslararası çapta pek çok ismi sanatseverlerle buluşturan, Türkiye’deki sanatçıları dikkat çekici yeni projelerle sahnesine misafir eden İş Sanat, bu sezon da yine iddialı bir programla her yaşta izleyicinin karşısına çıkıyor. İş Sanat’ın sanat yönetmeni Filiz Ova ile 17’nci sezonun programını, dikkat çekici etkinlikleri konuştuk.

Eyüp Tatlıpınar

İstanbul'a geliyorlar
(Soldan sağa saat yönünde) David Garrett, Viyana Gecesi, Clara Jumi Kang, Rengim Gökmen, Dietrich Paredes, Simone Kermes ve Vivica Genaux.

 

Bu sezonun programından “Keşfedin”, “Kaçırmayın” diyebileceğiniz öneriler alabilir miyiz?
Favori konserlerim arasında Andres Gabetta yönetimindeki Cappella Gabetta’nın Simone Kermes ve Vivica Genaux’ya eşlik edeceği konser var. Öncelikle Simone Kermes ve Vivica Genaux çok güçlü ve renkli yorumcular. Konserin içeriği 18’inci yüzyılda mezzo-soprano Faustina Bordoni ve soprano Francesca Cuzzoni arasında gerçekleşen ve Handel, dönem bestecileri ve hatta izleyicilerin de kızıştırdığı reel bir çekişmeden yola çıkan bir program. Her iki sanatçı da çok renkli karakterler ve çok etkileyici bir sahne hakimiyetleri var. Çok merak ettiğim bir diğer sanatçı ise genç solistimiz Clara-Jumi Kang. Bence yeni çocuk etkinliklerimiz de yaşınız ne olursa olsun kaçırılmaması gerekenlerden. Çocuklar için ‘Müzikli Masallar’ etkinliğimiz, 11 Aralık’ta prömiyer yapacak. Gençlerin en sevdiği oyunculardan Hande Doğandemir, bu etkinliğimizde konuk anlatıcı olarak yer alacak. Oyuncularımız Selim Can Yalçın ve Aytek Önal hikâyeleri canlandırırken, her masala ayrı seçilen müzikler piyanistimiz Eren Aydoğan tarafından seslendirilecek. Küçükten büyüğe birçoğumuzun bildiği, Hans Christian Andersen’in ‘Çirkin Ördek Yavrusu’ ilk oyunumuz olarak sahnede hayat bulacak.

Can Yılmaz’ın çocuklara yönelik ‘Fantastik Hikâyeler Makinesi’ gösterisi izleyicilere ne vaat ediyor? 
Ben oyun senaryosunu okurken çok eğlendim. Gerçekten de Can Yılmaz’ın hem kalemine hem de fikirlerine bir kez daha hayran kaldım. Can Bey’in kahramanı Ömer, büyükbabasının bir hediyesi ile zamanda yolculuğa çıkıyor. Tarihte birtakım buluşlara tanıklık ve hatta müdahale ediyor. Dilerseniz ben bu kadarını anlatayım. Yönetmenimiz Serdar Biliş’in gözünden modern ve hareketli bir oyun bekliyor bizi. Yine müzikli bir oyun olacak tabii. Genelde klasik müzik olur oyunlarımızda; bu kez ‘rap’ şarkılar yazıldı ve besteleniyor. Biz de heyecanla bekliyoruz. Büyük küçük tüm izleyicilerimizin 29 Ocak (Pazar) prömiyer günümüzü ajandasına kaydetmesini tavsiye ederim.

 

İş Sanat Sanat Yönetmeni Filiz Ova

 

Programdaki 'Türk Rock Antolojisi' ilgi çekici görünüyor. Ne olacak bu gösteride?
İki yıl önce ‘Rock Antolojisi’nin ilkini yaptık İş Sanat’ta. Projenin mimarı ve yaratıcısı Sabri Tuluğ Tırpan. Murat Beşer’in sunumuyla, Güven Erkin Erkal’ın geniş arşivinden seçilen görsel ve görüntülerle, 1968 sonrası Türkiye rock müzik tarihi tekrar yaşatıldı. Fakat 90 dakikada sadece bir bakış atabildik. “Tadı damağımızda kaldığı için konserin ikincisini yapmak üzere o zaman sözleştik” diyebilirim. Farklı projelerde Tuluğ Bey ve ekibi ile bir araya geldiğimizde bu konu tekrar tekrar açıldı ve sonunda ikinci konseri bu sezona hazırladılar. Yine rock tarihinden görüntüler ve gazeteci yazar Murat Beşer’in anlatımıyla gerçekleşecek projede, geçen konserden farklı olarak daha çok konuk sanatçı ağırlayacağız. Doğan Duru, Mert Fırat, Serhat Mustafa Kılıç, Pamela Spence, Seyyal Taner ve Özkan Uğur ile hem çok renkli hem de çok ilginç bilgi ve anekdotların paylaşıldığı bir akşam olacak.
Yılbaşı konseri biletleriniz yine tükenmiş durumda. Yıllar içinde en fazla ilgi gören etkinlikleriniz hangileri oldu?
Yeni yıl konserimiz her sene, en çok ilgi gören konserlerimizden. İş Sanat’ta Strauss geceleri gelenek haline geldi. Uzun yıllardır her sene yeni yılı bu konserle karşılarız. ‘Yeni Yıl Konseri’mizi genelde açılış konseri ve dans gösterileri izliyor. Bu sezonun en çok ilgi gören bir diğer konseri ise İstanbul Opera Orkestrası’nın, Venezuelalı şef Dietrich Paredes yönetiminde David Garrett’a eşlik edeceği konser. Garrett bu konserde, keman repertuvarının en çok sevilen konçertolarından Tchaikovsky ‘Re Minör Konçertosu’nu seslendirecek. ‘Romeo ve Juliet Uvertürü’ ve ‘4. Senfoni’ ile rüya gibi bir akşam olacak. Yerli projelerimiz de biletleri çok hızlı tükenen konserler arasında yer alıyor. 1 Aralık’taki Tarık Sezer ve Dostları mesela... Yine Paco Pena da biletleri hızlıca tükenen konserlerimizden.

Bir sezonun programını hazırlarken nelere dikkat edersiniz? Belli kriterler var mı bu konuda?
Öncelikle büyük ustaların yanı sıra müzik dünyasında yıldızı henüz yeni yükselen ve İstanbullu sanatseverlerin tanımadığı sanatçıları izleyicilerimizle tanıştırma ve buluşturmayı amaçlıyoruz. Yerli ve yabancı sanatçıların bir araya geldiği özel projeler yaratmak ve yerli konserler serimizde salonumuz için yaratılan özgün projelere ev sahipliği yapmak da misyonumuzun en önemli kriterleri arasında. Örneğin bu sezon büyük usta Gidon Kremer’in konuğu, klasik müzik dünyasında bu aralar yeteneğiyle kendinden bolca söz ettiren kemancı Clara Jumi–Kang… Yine Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve akordeonun prensesi olarak anılan Ksenija Sidorova konserini de örnek olarak gösterebilirim. Bir diğer konseri ise, Michael Feinstein ve Aycan Teztel yönetimindeki İstanbul Superband’in bir araya geleceği ‘The Sinatra Legacy’ adıyla Frank Sinatra şarkılarına adanmış etkinliğimiz oluşturuyor. Yerli projelerimizde çeşitliliği artırarak, izleyicilerimize farklı sanatçıların İş Sanat sahnesi için hazırladıkları özel programlar sunuyoruz. Hayko Cepkin’in akustik söyleşisi böyle bir proje mesela. Aralık ayında gerçekleştireceğimiz Sertab Erener konseri bir diğer özel projemiz… Erener’i bir yaylılar beşlisiyle dinleyeceğiz. Önem verdiğimiz bir diğer konu ise kültür sanata ilgiyi artırmak, çocukları da düşünüp şimdiden geleceğin sanatseverlerini yetiştirmek. Bu yıl da çocukları ve ebeveynlerini düşünerek iki yeni oyun hazırlıyoruz. En çok çocuk izleyicilerimizin oyunlar sırasında yaptıkları yorumlarla eğleniyoruz. Mesela Pamuk Prenses’e tam elmayı eline aldığında "Yeme, yeme" diye bağıranlar olmuştu.

2006'dan bu yana sanat dünyasında, organizasyonların çeşitli kademelerinde yer alarak bulunuyorsunuz. İzlenimlerinizi alabilir miyiz? Uluslararası düzeyde Türkiye’deki etkinliklere sanatçı ilgisinde bir değişim yaşanıyor mu?
Sektörün geneline baktığımızda daha rekabetçi bir ortamla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Bu yaratıcılığı olumlu yönde tetikleyen bir gelişme bence. İş Sanat, Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle var olan bir kuruluş olması nedeniyle sanatçılarla özgün projeler geliştirmekte daha geniş bir özgürlüğe sahibiz. Sanatçıların İstanbul’a ilgisinin giderek arttığı bir dönem yaşadık geçmişte. Uluslararası piyasanın radarında veya turne planlarında önemli bir nokta haline gelmeye başlamıştık. Batılı sanatçıların bulunduğumuz coğrafyaya gelmek hususunda çekindiği dönemler olabilir ama bunları aşacağımıza inanıyoruz.



TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı HAZİRAN 2016

Dolapdere’de yeni bir dünya

İtiraf edelim; Dolapdere çoğumuz için Taksim’e çıkan bir kestirme yol. Oysa Yaşar Kemal, 40 yıl önceki satırlarında semti “İstanbul’un en cümbüşlü, karmaşık, büyülü yeri” diye tarif etmiş. İnsan çeşitliliğini, “Yetmiş iki dil konuşulur Dolapdere’de” diye anlatmış. Çok yakınımızda olup, pek az bildiğimiz bölge, şu an büyük bir değişimden geçiyor. Değişimin öncü güçlerinden Dirimart, Dolapdere'de İstanbul’un en geniş özel sanat alanını açtı. Dünya çapındaki ilk sergilerinde, yüzeyin ötesine bakmaya davet ediyorlar.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı AĞUSTOS 2016

Adalar’ın sanatçıları

İstanbul’un hemen yanıbaşındaki Adalar’da onlarca sanatçı yaşıyor. Son yıllardaki bu akının sebepleri belli. Bol bol yeşil, mavi, sükûnet, huzur, özellikle plastik sanatlar alanında çalışan yaratıcı insanların yaşam alanlarını buraya taşımasına yol açıyor. Seramik sanatçısı Fikret Parlak, ressamlar Arzu Başaran, Levent Morgök, Bubi Hayon ve heykeltıraş Fulya Asyalı bu rüzgâra kendilerini kaptıranlardan. Hikâyelerini ve Adalar’daki hayatı anlatıyorlar.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı NİSAN 2016

“Türkler mucizeler yaratıyor”

20 yıl öncesini hatırlayın. Turizmin büyük dünya markası Four Seasons’ın Sultanahmet’teki eski cezaevi binasını otele dönüştürecek olması nasıl önemli bir haberdi. O günden bu yana İstanbul’da bir otel daha açan Four Seasons, Türkiye’de yeni yatırımlar yapmayı planlıyor. Four Seasons İstanbul Genel Müdürü Leonardo Baıocchı ile turizm sektöründeki krizden, Türklerin hizmet sektöründeki yerine 20’nci yıla özel bir söyleşi yaptık.

DEVAMINI OKU