STİL

Serena yapar, dünya takip eder!

Maslak Sanayi’nin kreatif hazinelerinden biri: Sanayi 313. Onun içindeki pek çok hazinenin başında ise Serena Uziyel geliyor. Calvin Klein, Donna Karan gibi dünya devlerinde çalışan, Zara Basic’te ayakkabı tasarımcılığı yapan Serena Uziyel’in, Sanayi 313 adı altında tasarladığı ayakkabı ve çantaları dünya çapında trend yaratıyor. Kendisini tanıyalım.

Ayşegül Savur Özgen / Fotoğraflar: Altan Aykan

Yoğun el emeği
Serana Uziyel, Sanayi 313'te kendi tasarımı ayakkabı ve çantalarla. Elbette kendisi de o tasarımlardan birini giyiyor.

 

Sürekli resimle haşır neşir geçen bir çocukluk... Bu yeteneği fark edip, çocuğunun eğitimi için peşinden koşturan disiplinli bir anne... Kimi anne-babalar çocuklarının resim-müzik ilgilerine sürekli ket vurma derdindedir. Bu ilgileri ciddi bulmaz, “Otur matematik çalış” derler mesela. Serena’nın annesi öyle değil. Daha çocukken ona resim dersleri aldırmaya başlamış. Ama kızımız umursamaz. Yaklaşık bir sene boyunca dersleri alıyormuş gibi yapıp, gitmemiş. Anne ise azimli. Ne yapıp edip, kızını bu yola geri sokmuş. Üniversiteye hazırlanması için elinden geleni yapmış, sonra ABD’de tasarım okumasını sağlamış.
“Annem peşimden koştururken ne olduğunu anlamıyordum, hedefim de yoktu” diyor Serena Uziyel, Maslak 313’ün üst katındaki cool ofisinde. Şeffaf camlarla ayrılmış ofisin diğer bölmesinde şef Müge Ergül yardımcılarıyla toplantı yapıyor. Gitmemiş olanlar için kısa bir Sanayi 313 tarifi: Burası antika ve tasarım objelerin satıldığı bir mağaza ve bir restoran. Tasarım, yemekler ve satılan ürünlerin tamamı insana ilham dünyasında yepyeni pencereler açıyor.

DÜNYA MARKALARINDA STAJ
İç mimar Enis Karavil, Sanayi 313’ü kurma fikriyle yola çıktığında aklına ilk gelen isim yaratıcılığına ve vizyonuna güvendiği arkadaşı Serena Uziyel olmuş. Şimdi yollarının nasıl kesiştiğine ve Uziyel’in tasarımlarının nasıl patladığına geri dönelim: Annesinin peşini bırakmaması sayesinde ABD’de yeteneği yönünde eğitim alan Uziyel, bu kez kendi çabasını ortaya koyup, okurken ne istediğini anlayabilmek için hep staj yapar. Staj dediysek, öyle böyle yerler değil! Donna Karan’da, Calvin Klein’da, Moschino’da, Alberta Ferreti’de, Arzu Kaprol’de... O günleri anlatırken “Herkes iyi resim yapabilir ama bunu işe dönüştürmek başka bir şey” diyor.
Donna Karan’ın çanta, Calvin Klein’in ayakkabı bölümünde bulunduğu zamanlarda gerçekten ne istediğine de karar verir. Onun geleceği ayakkabı-çanta tasarımındadır. Bunda, elleriyle tasarım yapmakta gerçekten başarılı olduğunu fark etmesi etkili olur. Bunun üzerine yeni bir kapı açılır önünde. Ayakkabı yapımını okuluna giderek öğrenmeye karar verir. Bu karar onu Milano’daki Ars Sturia adlı ayakkabı yapım okuluna götürür. Buradaki eğitimden sonra New York’tan iş teklifi alır ve ayakkabı-çanta dünyasındaki profesyonel hayatı böylece başlar. Yeri gelir Paris Fashion Week’e gider, yeri gelir Floransa’ya uçup numune takibi yapar. 23-24 yaşlarındadır henüz. Sonra ABD’de başka bir transfer ardından da Avrupa’ya gidip Escada için freelance olarak çalışma hayatı... Burada şu an 80 yaşında olan, zamanında Prada ve Ferragamo için çalışan bir ustadan aldığı eğitimle işinde kendisini iyice geliştirir. Onun için tasarımlar da yapar.

 

Tasarım ruhu her yerde
Sanayi 313'ün her biri titizlikle seçilmiş objelerinin yanında Serena Uziyel'in el emeği ayakkabı ve çantaları otantik atmosferi tamamlıyor.

 

ZARA’DAN BEKLENMEDİK TEKLİF
Onun desteğiyle ayakkabı yapımının inceliklerini, materyalleri kullanmayı, nerede ne yapıldığını görmeye başlar. Ardından hiç beklemediği bir teklif gelir. Zara’nın merkezi Alicante’den ararlar. Onlarla Skype üzerinden görüşür ilk. “Buraya gelir misin?” teklifi üzerine, Alicante’ye gider. Gün boyu mülakatlara girer. En sonunda şöyle derler: “Avrupa vatandaşlığın olmadığı için normalde seni tercih etmeyiz ama çok enteresan bir geçmişin var. Seninle çalışmak istiyoruz ama hemen karar vermen lazım.” Önüne bir kontrat konur. Uziyel, okur ve imzalar. Artık Zara Basic’in ayakkabı tasarımcısıdır.
Firma için Alicante’de iki buçuk yıl kalır, İspanyolca öğrenir ve toplu tüketime yönelik inanılmaz tecrübeler edinir. Türkiye’den götürdüğü kilimleri keserek sandaletler hazırlar, henüz çivilerin ayakkabılarda kullanılmadığı dönemde bütün gece oturup bir ayakkabıya takar. Ve bu çivili tasarım dünyada patlar, resmen trend yaratır. Lady Gaga gibi moda öncüsü isimler bu çivili ayakkabılardan vazgeçemez.

“DÜNYA BENİ TAKİP EDECEK”
Zara sonrası İstanbul’a döner ve bir süre Vakkoroma’nın başına geçer. Ama aklı, ayakkabı, çanta tasarımındadır. Dokuz ay Vakkorama’da kalmıştır ve Londra’ya giderek tasarımları üzerine çalışmak niyetindedir. Tam o sıralarda Sanayi 313’ü kurmaya hazırlanan arkadaşı Enis Karavil çıkar karşısına. Önce Sanayi 313 için danışmanlık vermeye başlar Uziyel; ardından kendi tasarladığı ayakkabı-çantalarını burada satmaya başlar. İşlerine o kadar güvenmektedir ki Karavil’e, “Göreceksin bak, bu tasarımlar sadece burada değil dünyada patlayacak” der. Gerçekten de öyle olur, yurt dışında bir showroom’a girerler ve sonrası gelir. Önce sekiz, sonra 15 ülkeye çıkar tasarımların gittiği ülkelerin sayısı. Gelecek yaz ise bu ülkelerin sayısı 35’e çıkacak. Hiçbir reklam yapmadıkları halde dünyadaki alıcıların giderek artması Uziyel’i doğrular. “Ben trend belirliyorum” diyor genç tasarımcı. Bunun nedenini ise tam olarak anlatamıyor. “Bilmiyorum, bunun bir formülü yok” diyor ama o tasarlamaya başladıktan sonra, çarık şeklindeki sivri burunlu yarı ayakkabı ve terlikleri dünyada başka markalar tasarlamaya başlamış. Demek ki trend öncüsü hisleri kuvvetli.

 

Sıradışı ve kullanışlı
Uziyel'in tasarımlarında yaratıcılık ve fonskiyonellik genellikle bir arada. Yukarıdaki kuş tüyü çanta portföy olarak kullanılabildiği gibi, büyükçe bir cltuch'a da dönüşüyor.
Ayakkabılar da her türlü look'a uyabilecek nitelikte.

 

MALZEMEYE DOKUNMAK
Uziyel’in ağırlıklı çarık şeklindeki tasarımlarında malzeme çeşitliliği dikkat çekiyor. Pek çok tasarımcının aksine, o işe çizerek başlamıyor. Malzemeye dokunmayı, hissetmeyi, ona şekil vermeyi istiyor. Tasarımları da elinde malzemeyle uğraşırken ortaya çıkıyor.
Malzemeleri, dünya markalarının tercih ettiği İtalya’dan alıyor, sonra Hindistan’daki atölyelere götürüyor. Kadife üzerinde ince metallerin elde çalışılmasıyla ortaya çıkan motifler çarpıcı. Bu motiflere uzaktan baktığınızda nakış olduğunu sanabilirsiniz. Keçelerin üzerine kondurulan ponponlar, kuş tüyleri.... Her türlü malzeme Serena Uziyel’in yaratıcılığı ile birleşip bambaşka formlarda karşımıza çıkıyor.

FARKLI OLMAK İSTEYENLER İÇİN
Ürünler ucuz değil. Fiyatlar 1.800 ile 3.500 TL arasında değişiyor. Bu pahalılığın nedenini de el işçiliğinin yüksek değerine bağlıyor Uziyel. Kendi tasarımına ilgi duyan kadınları da “Herkesten farklı olmak isteyen, belli bir görgünün, eğitimin üzerinde” diye tanımlıyor. “Üzerine saatler harcanmış ürünler için ‘Ben bunun bir parçası olmak istiyorum, ona sahip olduğumda kendimi iyi hissedeceğim’ diyen kadınlar” diyor. “Tabii ki buna saygı duyup, maddi durumu elvermeyen kadınlar olduğunu da biliyorum, o başka bir şey” diye de ekliyor.
Uziyel pek çok diğer tasarımcı gibi modanın ve trendlerin güncel meselelerden uzak kalamayacağının farkında. “Bu tür sert dönemlerde özenle yapılmış ve güzel süreçlerden geçmiş, fark yaratan işler görmek istiyor insanlar” diyor. Tarif edemediği trend öncülüğünün altında yatan da bu olsa gerek. Dış etkenlerin bizde yarattığı etkileri en erken fark edip, yola koyulan trendleri belirlemiş oluyor. Modaya meraklı kişilerin, bu anlamda Serena Uziyel’i takip etmesinde yarar var.



 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı EKİM 2016

Emily Blunt: “Aşk, bilmeden günah işlemektir”

Derin derin bakan kocaman yeşil gözleriyle hayatımıza girdiği günden bu yana, sağlam bir şekilde kariyerini ilerleten Emily Blunt, bu ay, büyük hayran kitlesine sahip ‘Trendeki Kız’ romanının sinema uyarlamasıyla karşımızda. Blunt ile kariyeri, hayatı, aşkı ve yeni filmi üzerine…

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı HAZİRAN 2016

Her an her şeyi yapabilecek bir takım

Eleme gruplarının en ilginç hikâyesini yazan, son dakikada Euro2016’ya katılmaya hak kazanan milli takımda moraller üst düzeyde. Yer aldığımız D Grubu’nda şampiyonluk adaylarından İspanya, Barselonalı Ivan Rakitiç, Real Madridli Luka Modriç, Juventuslu Mario Mandzukiç gibi yıldızların sırtladığı Hırvatistan ve eleme grubunda son defa karşıya karşıya geldiğimizde mağlup ettiğimiz Çek Cumhuriyeti var. Ancak A Milliler şampiyonanın sürprizini yapmaya hazır. Hedef gittiğimiz yere kadar gitmek.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı ARALIK 2015

“Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlediniz...”

Yerel, geleneksel, güncel... Batılı, modern, evrensel... Bir taraftan Tanburi Cemil Bey geleneğinden kopup gelen bir alaturka, diğer taraftan ‘La Paloma’dan kalkıp ‘La Mamma’ya konan bir alafranga. Türkiye’nin gerçek pop ikonu. Cemal Süreya’nın 1989’da dediği gibi “Ülkemizde hem çok büyük görülüp hem pek ciddiye alınmayan tek kişi o belki de.” Ama şimdi Enrico Macias'tan Halit Ergenç'e pek çok ismin, söz ve müziği ona ait parçaları seslendireceği saygı albümü çıkarken, Zeki Müren’i sevgiyle anmanın tam zamanı.

DEVAMINI OKU