ÜNİVERSİTE TERCİH REHBERİ 2016

Tercihten önce cevaplanacak üç soru

Sıralamalar, puanlar, çevrelerinde ‘geleceğin mesleklerini’ anlatanlar, olası maaşları yazanlar... Gençler, bunca gürültünün içinde kendi iç seslerini nasıl dinlemeli, ne istediklerini ve istemediklerini nasıl anlamalı? Alanında başarıya ulaşmış dört isim, Doç. Dr. Koray Çalışkan'ın sorularıyla kendi deneyimlerini aktarıyor, yol gösteriyor.

Doç. Dr. Koray Çalışkan / Fotoğraflar: Altan Aykan

Birkaç hafta içinde liseli gençler tercih yapacak. Annelerini, babalarını, pek çok uzmanı, arkadaşlarını dinliyorlar. Endişeliler. "Bana ne olacak, ne yapsam?" diye düşünüyorlar.
Mesleklerinde çok başarılı dört arkadaşımı bu sene yine Tempo için davet ettim. Oturduk konuştuk. Zeynep Ayata, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hoca. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinde hukuk danışmanı. Deniz Dündar, Türkiye’nin ilk küresel dijital şirketi Voscreen’in kurucusu. Milyonlarca dolarlık bir şirketi yönetiyor, kendisini öğretmen olarak tanımlıyor. Barış Çakır, memleketin en başarılı plastik cerrahlarından. Rhinoplasti konusunda dünya tıp fakültelerinde okutulan bir kitabı, icat ettiği aletler ve bir heykel atölyesi var. Aybek Korugan, Boğaziçi Endüstri Mühendisliği Bölümü hocası. Belirsizlik üzerine çalışıyor, evinde ekmek yapıyor ve bir şiir bilgesi.
Ailelere ve esas tercih yapacak gençlere önemli şeyler söylediler. Meslek ya da bölüm değil, üniversite ya da alan seçmenin önemini, insanın kendisine en uygun alanı bulmanın yollarını, hayatın anlamını unutmadan, maaş, meslek yerine "Nasıl derinlikli ve iyi bir hayat yaşanabilir" sorusu üzerinden düşünmenin önemini uzun uzun anlattılar, ben de özetledim.

 

Uzmanlar masası
(Soldan sağa) Aybek Korugan, Deniz Dündar, Koray Çalışkan, Zeynep Ayata, Barış Çakır.

 

ONLAR NASIL TERCİH YAPTILAR?
Barış Çakır: Yıl 1993. Teknik lise mezunuyum. Benim istediğim mühendislik okumak. Mahalleden teyze geliyor, “Tıp” yaz diyor. Kafamın tıbba uygun olmadığını biliyorum aslında ama “Tıp yaz, işsiz kalmazsın” diyorlar. Ailelerin çocukları için hayalleri oluyor, devlet garantisi olsun istiyorlar. O yüzden tıp yazdım ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Taban puanın birkaç puan üstünde aldım, zor girdim. İstemediğim bir şeyi seçtim. Sonra plastik cerrahi bana en uygun alan diye düşündüm, o alanda devam ettim.

Aybek Korugan: 1987’de liseyi bitirdim. Babam Üstün Korugan iyi tanınan bir doktordu. Lise 2’ye kadar tıp okumak istiyordum. Sonra sekiz tercih yaptım. İçlerinde hiç tıp yoktu. Sadece mühendislik yönelimli bölümler vardı. Aslında çok da ne olduğunu bilmeden tercih yaptım. Bizim zamanımızda internet yoktu, mesleklerle ilgili kaynaklar da öyle. Şimdi şunu söyleyebilirim; çalışacağınız alan, hayat boyu sizi ayakta tutacak ve yapmaktan hicap duymayacağınız bir şey olmalı.

Zeynep Ayata: Ben bölüm değil, üniversite tercihi yaptım. Daha doğrusu liseden mezun olurken, önce ülke tercih ettim ve İngiltere’de okumaya karar verdim. Ama hem annem hem babam öğretim üyesi olunca, karışanım çok oldu. Oxford Üniversitesi’ni görmeye gittiğimde “Burada okumak istiyorum” dedim. Artık insan ömrü çok uzun. 18 yaşında yaptığınız tercih memnun olun olmayın, pişman olun olmayın, şimdi insan hayatında çok daha az belirleyici.

Deniz Dündar: Öğretmen lisesi mezunuyum. Sınava girdiğim 1994’te ek puan verilen tek bölüm sınıf öğretmenliği ve kütüphanecilikti. Ben de kitapları seviyordum. “En çok kitap okumayı sağlayacak bölüm İngilizce öğretmenliği olur; bazı kitapları orijinalinden okurum” diye düşündüm. Ve ODTÜ Eğitim Fakültesi’nde İngilizce bölümünü kazandım.

 

NE İSTEMELİ, NEREDEN BİLMELİ?
Barış Çakır: Ne istediğimi biliyor muydum? Daha yeni, şimdi ne istediğimi biliyorum. Daha doğrusu hâlâ da araştırıyorum. Ama o zaman ilk amacım para kazanmaktı. Hedefim belliydi: İş sahibi ol ve bir aile geçindir. İnsanın kendini bilmesi önemli. Bana en uygun şey plastik cerrahiydi; çünkü mantık kullanmam gerekiyordu. “Tıbbın içinde hangisi mühendislik gerektiriyor?” derseniz yanıt plastik cerrahidir. Mühendis kafam var. Problemi koy, seçenekleri belirle. Plastik cerrah olarak bunu yapıyorum.

Zeynep Ayata: Maalesef tercih çoğunlukla lisede okuduğunuz derslere göre yapılıyor. Bir şeyi sevmediğini bilmek de, bir şey istediğini bilmek de önemli. Bir şey öğrenciyi gerçekten çok heyecanlandırıyorsa, onunla ilgilenip, hakkında araştırma yapıyorsa ne istediğini biliyordur. İleride bu merakı değişebilir tabii. Eğer böyle bir durum yoksa ne istemediğini bilmek de önemli. Çünkü insan eleyerek de birtakım kararlar veriyor hayatta.

Aybek Korugan: İnsanın zamanla giderek zorlaşan ya da hiçbir zaman anlayamadığı bazı konular olabilir. Belki onları kenara itip, daha kolay anladığı, daha çok sevdiği, daha iyi ayakta durabildiği, yaparken mutlu olduğu şeyler üstünde durması faydalı olur. Kimi insan rutini sever mesela. Bir işi her seferinde çok iyi yapmak çok değerli bir şey. Kimi insan da her seferinde başka bir şey yapmak isteyebilir. O zaman her seferinde başka bir şey yapacağı bir alana yönelmek iyi olabilir. Gazetecilik gibi, mimarlık gibi her seferinde ne olacağı belli olmayan görece farklılık olan alanlara yönelebilir.

Deniz Dündar: Görecelikten arındırılmış bir başarı kriteri tarif etmek gerekli. O da mutluluk. Ben öğrencilerime hep derdim: “Arkadaşlar yarın öbür gün sokakta karşılaşacağız. Ben yaşlanacağım ve size soracağım: ‘Başarılı oldun mu?’ ‘Evet hocam çok mutluyum’ derseniz size artık ne iş yaptığınızı, nerede çalıştığınızı, paranızın olup olmadığını sormayacağım. Çünkü huzurluysanız, mutluysanız başarılısınızdır.

 

NE YAPMALI, NASIL YAPMALI?
Aybek Korugan: Yaptığım ana işlerden biri kendi öğrendiğim şeyleri başkalarına öğretmek. Bu beni çok heveslendiren bir şey. Bir diğeri yeni şeyler öğrenmek. Buna da zaman var. O yüzden kendi yarattığım bu alanın karşılığını özgürlük olarak aldığımı düşünüyorum. Okuyabilme, konuşabilme, üretebilme, tartışabilme, hata yapabilme, hatamı telafi edebilme özgürlüklerimin olduğu bir alanda çalışıyorum. O nedenle beni mutlu ediyor.

Deniz Dündar: Kendini gerçekleştirme yolculuğu çok önemli. İlla da sürekli sevdiğimiz şeyleri yapmamalıyız. Yaparsak, çok kısa sürede onları tüketiriz. Belki çok daha fazla sevebileceğimiz yeni şeylerle karşılaşma imkânını da kaybederiz. Bazı öğrencilerde gözlemişimdir. Eve kapanırlar, iki sezon Game of Thrones ya da Dexter izlerlerdi. “Niye böyle yapıyorsunuz?” diye sorarım, “Hocam çok seviyoruz” yanıtı gelir. Ama bitti, bitirdin, tükettin. Ne kaldı geriye? Üretim alanı açman gerekiyor. Bu kendini gerçekleştirme serüveniyle alakalı. Sevmek tüketmek değildir. Üreteceksin ki seveceksin.

Barış Çakır: Fark yaratmazsanız sıradan oluyorsunuz. Ne yapıyorsanız yapın, fark yaratın. Bence mesele bu. Tıbba girmek zor, sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı kazanmazsanız saygı görmeniz kolay değil, ki sadece yüzde 2-3 iyi bir yer kazanıyor. Onu bitirdiniz; başarı kriteri para kazanmaksa, yine başarılı olamıyorsunuz. Manevi beslenme, poşetteki parmağı yerine dikince oluyor. Adam işine dönüyor, yufka açıyor mesela sizin diktiğiniz parmakla; ömür boyunca taşıyacak. Bu nedenle bir fark yaratacağınız alanı seçmek en önemlisi. Manevi doyum böyle oluyor. Para, pul ikinci planda.

Zeynep Ayata: İnsan hayatta en çok, hatasından öğreniyor. Hatasından öğrendiği sürece, hata yapmakta sakınca yok. Başkalarının doğrularını örnek alabiliriz ama kendi hatalarımız ve bir sonrakinde daha güzel hata yapabilme özgürlüğümüz de önemli. İnsan 18 yaşında bir hata yaptığı zaman dünyanın sonu geldi sanıyor, ama 65 yaşında “Ben ne güzel hatalar yaptım” diye düşünebiliyor.

 

 

"Meslek ya da bölüm değil, üniversite ya da alan seçin"

Doç. Dr. Koray Çalışkan
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

 



"Fark yaratmazsanız sıradan oluyorsunuz. Ne yapıyorsanız yapın, fark yaratın. Bence mesele bu."

Dr. Barış Çakır
Plastik Cerrah

 

 

"Bir şeyi sevmediğini bilmek de, bir şey istediğini bilmek de önemli."

Yrd. Doç. Dr. Zeynep Ayata
Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

 



"Görecelikten arındırılmış bir başarı kriteri tarif etmek gerekli.O da mutluluk."

Deniz Dündar
Voscreen'in kurucusu ve CEO'su

 

"Belki kişinin daha kolay anladığı, daha çok sevdiği, yaparken mutlu olduğu şeyler üstünde durması faydalı olur."
Doç. Dr. Aybek Korugan
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi


5 ROMAN, 5 TERCİH:
Bu yazı yardımcı olmadıysa okumalarınız hazır. Hepimiz adaylara beş kitap öneriyoruz:

 

Barış Çakır: ‘STEVE JOBS’, Walter Isaacson

 

 

Deniz Dündar: ‘1984’, George Orwell

 

 

Zeynep Ayata: ‘SUÇ VE CEZA’, Fyodor Dostoyevski

 

 

Koray Çalışkan: ‘TUTUNAMAYANLAR’, Oğuz Atay

 

 

Aybek Korugan: ‘MÜLKSÜZLER’, Ursula K. Le Guin