STİL

Zamanın ötesinde bir modacı: André Courrèges

1960’ların ‘Uzay Yarışı’ çılgınlığını modaya taşıdı, henüz Ay'a çıkılmamışken 1964’te ‘Moon Girl’ adlı bir koleksiyon hazırlayarak o günün kadınını gelecekle tanıştırdı. André Courrèges, mini eteği de kadınların günlük hayatına sokan önemli vizyonerlerden. Peki markası, bugün genç tasarımcılarla, eski pırıltılı günlerine geri dönebilecek mi?

Ayşegül Savur Özgen - Esra Üstünkaya

40 yıl önce
Fransız modacı André Courrèges 1976'da, ilkbahar-yaz koleksiyonundan parçalar giymiş modellerle...


Dünya üzerinde inşaat mühendisliği okuduktan sonra, Fransız Hava Kuvvetleri’nde pilotluk yapan, sonra da rotasını tamamen asıl hevesi olan modaya çevirip, bir dünya markası yaratabilen kaç kişi vardır? Henüz 25 yaşındayken böylesine radikal bir karar alma cesaretini gösteren André Courrèges’in tüm hayatı, tıpkı gençlik yıllarındaki gibi çarpıcı manevralarla, genel toplum beklentilerine aykırı işler yaparak geçti.
Courrèges, hava kuvvetlerinden ayrılma kararının ardından Paris’e giderek, haute couture’ün kriterlerini ortaya koyan Haute Couture Birliği’nin moda okuluna devam etti. Buradaki eğitimden sonra da bir dönem Jeanne Lafaurie moda evinde tasarım ve dikiş pratiğini geliştirdi. Mesleki alanda asıl gelişim süreci ise 1950’de adım attığı Balenciaga moda evinde kendisini bekliyordu.
O yılların kadınlarına biçilen rol, savaştan dönen erkeklerini mutlu etmek, aile kavramına sahip çıkmaktı. Domestik ev kadınlığının geçer akçe olduğu bu yılların sonlarına doğru Sovyetler Birliği, Sputnik 1 adlı uzay aracını dünyanın yörüngesine oturtarak yepyeni bir dönem açtı (1957). Böylece dünyanın süper güçleri arasında müthiş bir rekabete sahne olacak ‘Uzay Yarışı’ başladı. Sovyetler Birliği bu yarışta öndeydi, 1961’de Rus pilot ve kozmonot Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu.

 

 

Geleceğin çizgisi 
André Courrèges, 1970'de tasarımını giyen bir modelle... (solda)
Courrèges, 1973'te üniformalarını tasarladığı, o dönem faaliyette olan Fransız Hava Yolları şirketi UTA'nın hostesleriyle Nice'te (sağ üstte).
Büyük ses getiren 'Moon Girl' koleksiyonundan kıyafetler, 1965
(sağ altta).

 

COURRÈGES’İN KURULUŞU VE MİNİ ETEK
Aynı yıl André Courrèges, Balenciaga’da geçirdiği 11 yılın ardından kendi modaevini açma kararı aldı. Tasarımcı, kendisi gibi zamanının ötesinde bir vizyoner olan Balenciaga ile geçirdiği 11 yıl boyunca müthiş dikiş disiplinini, kapıları sonuna kadar açık hayal gücüyle birleştirebildiği bir moda yaklaşımını iyiden iyiye geliştirmişti. Bu yıllar ona sadece mesleki gelişim sağlamadı, özel hayatına da önemli bir katkıda bulundu. Courrèges, hayatının geri kalanında eşi ve kreatif ortağı olacak Coqueline ile de burada tanıştı. 1961’de modaevlerini birlikte kurdular. Markanın logosunda yer alan AC harfleri, André Courrèges’in ad ve soyadının ilk harfleri sanılsa da, aslında André ve Coqueline’in ilk harflerini temsil ediyordu.
Courrèges markası, elbette kurucusunun vizyonerliğine uygun bir şekilde çalışmaya başladı. O dönemin ana motifi olan ‘Uzay Yarışı’ndan yola çıkarak hazırladıkları koleksiyon 1964’te moda dünyasına sunulduğunda büyük sansasyon yarattı. ‘Moon Girl’ (Ay Kızı) adını taşıyan koleksiyon, Amerikalı astronotların Ay’a ayak basacağını beş yıl önceden haber verir gibiydi. Geometrik formlar, neredeyse mimari bir eser gibi tasarlanmış özel dikim elbiseler Courrèges çiftinin düşüncelerini hayata geçirmedeki keskinlik ve titizliğinin ilk önemli göstergesi oldu. Koleksiyonun sergilendiği defile New York Times tarafından, 'o güne kadar yapılmış en iyi defile' olarak tanımlandı. Beyaz, gümüş ile pembe, turuncu, yeşil ve lacivertin parlak tonlarının kullanıldığı bu fütüristik defilenin devrim nitelikli parçalarından biri de ‘mini etek’ti. Mini eteği ilk kimin tasarladığı konusu tartışmalı olsa da, İngiliz modacı Mary Quant ile André Courrèges mini eteği kadınların günlük hayatına sokan iki isim olarak öne çıkıyor. Bazı kaynaklara göre tasarımın babası Courrèges olsa da, mini eteği ticari boyutuyla gündelik hayata sokan isim Quant olarak öne çıkıyor.

GO-GO ÇİZMELER
Bugün kadınların vazgeçilmezi olan küt topuklu çizmelerin atası olan beyaz go-go çizmeler de Courrèges tasarımı... Vücuda oturan pantolon ve tulumların yaratıcısı da aynı isim. Kumaş seçiminde de zamanının çok ötesine giden Courrèges neredeyse tüm tasarımlarında PVC kullanarak 20’nci yüzyılın moda devleri arasına oturmayı başardı. Onun en önemli amacı insanları sarsmak, provoke etmek ve var olan kalıpları yıkmaktı. 1960’larda Life dergisine verdiği bir röportajda şöyle diyordu: “Günümüz kadınları görünümleriyle arkaik duruyor, içinde bulundukları zamana uyum sağlamalarına yardım etmeye çalışıyorum.”
1960’lar ve 70’ler boyunca Courrèges, kadınları özgürleştirecek modern tasarımlarıyla hayran kitlesini artırdı. Jacqueline Kennedy, Brigitte Bardot, Catherine Deneuve gibi isimler kıyafetlerinden vazgeçemeyen ünlüler arasındaydı.
1968’de finansal büyümeyi sağlayabilmek için modaevinin bir kısmı L’Oréal’e satıldı. 1972’de Münih Olimpiyat Oyunları’nda çalışacak personelin kıyafetlerini tasarlarken erkek modasına da el attılar. Bu alana girdikten sonra New York’taki defilede erkeklerin pembe pantolon ve payetli üstlerle boy göstermesi yine o dönemin sansasyonel işlerinden biriydi.
Courrèges, 1983’te Japon otomotiv markası Honda için scooter tasarladı, parfümleri ve gözlükleri ile de kendinden çok söz ettirdi.

 

Soldan saat yönünde:
André Courrèges'in Vogue dergisinde yer alan 1968 tarihli koleksiyonundan.
Audrey Hepburn, André Courrèges imzalı şapkayla, 1965.
Courrèges 1971 ilkbahar-yaz haute-couture koleksiyonundan.
Uzay Çağı koleksiyonundan bir elbise, 1964.
1970'te bir Courrèges modeli.
Miley Cyrus 2015'te MTV Video Müzik Ödülleri Töreni'nde Courrèges vintage Eskimo gözlüğü ile...
1968 tarihli Courrèges koleksiyonundan.
Yine Uzay Çağı koleksiyonundan bir parça, 1964.
Sanatçı Diana Ross, 1966'da Courrèges, tasarımı elbiseyle bir moda dergisine poz verirken.

 

SİYAHI SEVMEYEN MODACI
1985’te André Courrèges’de parkinson hastalığı baş göstermeye başladı. Bir yandan da Fransız moda dünyasıyla sık sık ters düşüyordu. 1986’da verdiği bir demeçte şöyle diyecekti: “Tasarımlarımı geleceği görerek yaratıyorum ama pazar bunu göremiyor. Işığı seviyorum, bu yüzden çizimlerimde renkler var. Siyahı kullanmıyorum, geceyi yaşamayı sevenlere bırakıyorum siyahı. Zaten 1970’lerde modada yaratıcılık bitti. Yeni şeyler yaratmak için 1970’lerin Courrèges’ine dönüp, esinlenilmeli. Ben de Chanel gibi moda yaratmıyorum, stil inşa ediyorum.”
1960’ların gençlik hareketiyle büyüyen, gelecekten ilham alan Courrèges markası için 1980’ler ve 1990’lar eski yaratıcılığında geçmedi. Zaten André Courrèges 1995’te emekliye ayrıldı. Marka, birkaç kez el değiştirdikten sonra, 2012’ye gelindiğinde gelirlerinin yüzde 50’si lisanslı ürünlerden sağlanıyordu.

 

Geçmişten gelen fütürizm
Courrèges'in yeni tasarımcıları Sébastien Meyer ve Arnaud Vaillant, markanın fütüristik çizgisini korumaya çalışırken, go-go çizmeler gibi klasikleri kenara itmiyor. 2016 ilkbahar-yaz koleksiyonu bunun göstergesi.

 

GENCECİK TASARIMCILARA EMANET
2011’de Andre ve Coqueline Courrèges, markayı Jacques Bungert ve Frédéric Torloting adlı iki reklamcıya sattı. Courrèges, moda haftalarından uzun zaman ayrı kaldıktan sonra gencecik iki tasarımcının, Sébastien Meyer (27) ve Arnaud Vaillant’ın (26) hazırladığı yepyeni bir kreasyonla 2015 Eylül’ünde Paris Moda Haftası’na katıldı.
Ne manidar ki, André Courrèges, bu defileden birkaç ay sonra, Ocak 2016’da 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. 30 yıldır pençesinde olduğu parkinson hastalığı onu çok yormuştu. Sanki markasının defilelere geri dönüşünü beklemiş gibi, bu son hamleyi de gördükten sonra ayrıldı hayattan.
Courrèges’e katılınca kendi markaları Coperni Femme’ı uykuya yatıran genç tasarımcılar Meyer ve Vaillant için bu elbette zor bir mücadele. Mayıs 2015’te Courrèges için çalışmaya başladıkları günden bu yana iki koleksiyon hazırladılar ve ikisinde de markanın gençlik ve özgürlük peşinde koşan çizgisini korumaya çalıştılar. Lüks-pop teması üzerinden ilerleyip, kaliteyi sokağa taşımayı hedefliyorlar. Bugüne kadar yaptıkları iki defilenin aldığı yorumlar markayı yeniden şahlandıracak cinsten değil ve görünen o ki, moda dünyası için çok daha önemli transferler ve takip edilmesi gereken isimler var. Ama “Courrèges’i hâlâ önemsemeli miyiz?” sorusuna Vaillant’ın verdiği cevap dikkate değer: “Evet önemsemeliyiz, çünkü Courrèges modayı değiştirdi. Bugüne kadar ortaya çok büyük yetenekler ve iyi markalar çıktı ama gerçek anlamda son devrimci Courrèges’di.”

 

 

 

 

 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı OCAK 2016

Türk İkarus Vecihi Hürkuş

Savaşta uçak düşüren ilk Türk pilot, ilk sivil Türk uçağını yapan adam, Türkiye’de özel havacılığı başlatan kişi, kendisi gibi havacı olan, kızı gibi yetiştirdiği yeğenini paraşüt kazasında kaybetmiş bir baba... Havacılık, pilotluk ve uçaklarla ilgili bu topraklardaki pek çok ilkin sahibi Vecihi Hürkuş, tarihin sıradışı portrelerinden biri. Şener Şen’in meşhur Vecihi karakterine de ilham verdiği söyleniyor. Doğumunun 120’nci yılında kendisini anıyoruz.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı MAYIS 2016

Bir Rönesans şovu: İtalyan bahçeleri

Bugün İtalya dünyanın en görkemli bahçelerinden bazılarına ev sahipliği yapıyorsa, sebebini çok uzaklarda arayabiliriz. 500 yıl önce, yaşamın pek çok alanında olduğu gibi bahçelerde de devrim yaratan Rönesans, doğayı sanatla ve mimari disiplinle buluşturdu. Kolayca aşka düşebileceğiniz bu köklü kültürün minik bir örneği şimdi Akdeniz’de.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı MAYIS 2016

Zamanın ötesinde bir modacı: André Courrèges

1960’ların ‘Uzay Yarışı’ çılgınlığını modaya taşıdı, henüz Ay'a çıkılmamışken 1964’te ‘Moon Girl’ adlı bir koleksiyon hazırlayarak o günün kadınını gelecekle tanıştırdı. André Courrèges, mini eteği de kadınların günlük hayatına sokan önemli vizyonerlerden. Peki markası, bugün genç tasarımcılarla, eski pırıltılı günlerine geri dönebilecek mi?

DEVAMINI OKU