TEMPO'NUN AĞUSTOS SAYISI ÇIKTI



LEONARDO ZİHİNLERDEN ÇALIYOR

‘Titanik’te denizleri aşan genç oğlan hallerinden sıyrıldı, ‘Aviator’da rüştünü havalarda fazlasıyla ispatladı. Şimdi ‘Başlangıç’la, rüyalarımıza giriyor, kaleyi içten fethediyor. Amerika’da en çok izlenenler listesine ilk sıradan giriş yapan ‘Başlangıç’ filmine, nereden başlayalım? Tabii ki, yalnızca dünyanın en güzel kadınlarıyla flört eden, olgunlaşmış jön Leonardo’dan.


FREUD OLSA ANCAK ÇÖZERDİ
Gözlerinizi alamayacağınız kadar güzel ama bakarken düşündüğünüz hiçbir şey doğru değil. Genç bir kadın görüyorsunuz, oysa kendi tanımıyla “10 yaşında bir çocuk.” İlk pozlarını verirken çok gergin, vakit ilerledikçe ortaya çıkan Miki, Winnie the Pooh ve yedi cüceleri görünce rahatlıyor. Oyuncaklarıyla oynayan bir çocuk gibi konuşmaya başlıyor. Ona öğretilenleri yaşıyor, üzerine kendininkileri koymadan ve büyümeden…


“GENÇLER APOLİTİK Mİ DİYORDUNUZ?
Dedelerimizin zamanında politikayla uğraşanlar, çocukluğumuz boyunca iktidardaydı. Yıllarca TV’de aynı isimleri izledik. Şimdi asık suratlı siyaset devrinin daha güleryüzlü alternatifleri var. İyi okullardan mezun, gündemi takip eden  genç siyasiler, cesur adımlarla geliyor. Zamanları az. Tempoları yoğun. Ama onlar her yere yetişiyor.


TAKSİM’İN BÜYÜK BRİTANYA’SINDAN GÖRÜNENLER
İngiltere Başkonsolosluğu’nda verilen bir davette bilge bakışlarıyla insanları süzüyordu. O gözlerin, bu topraklarda ne gördüğünü merak etmemek olmazdı. Yanına gidip, “Sizinle röportaj yapmak istiyoruz” dedik. “Fazla röportaj vermem” dedi. Bir ay sonra kayıt cihazı ve İngiltere Başkonsolosu Jessica Hand buluştu ve iyi anlaştı. Değinmediği ne hayat kaldı, ne şarap; ne AB ne de İslam ve hükümet. Şu kesin, Taksim’deki İngiltere topraklarından Türkiye’ye bakmak zihninizde yeni bir pencere açıyor.  


HİÇ İSTEMEDEN, AMA SEVE SEVE
Röntgenciyiz. Teşhirciyiz. Fakat her şeyden habersiz ve masumuz. Fotoğrafımız, biz hazırlıklı değilken çekilirse asabileşiyoruz. O an, arzu ettiğimiz gibi görünmemek, bizi mağdur ediyor. Kameranın kurbanları oluveriyoruz birden bire. Tate Modern’deki röntgencilik sergisi, minik adımlar ve büyük karelerle, farkında olmadan gözetlenmiş ünlü ve ünsüzlerin özel alanına davet ediyor bizi. Mahreme hoş geldiniz!


PLAYBOY, AKTİVİST, İSYANKÂR
Onun yerinde olmak isteyen kaç erkek vardır? Playboy’un efsane patronu ‘Hugh Hefner’ denince akla gelen ilk soru bu. Cevabı, hayatını konu alan son belgeselde bulursunuz belki. Annesinden ödünç aldığı bin dolarla bir imparatorluk kuran, dünyanın en güzel kadınlarını Playboy Malikânesi’nde ağırlayan Hugh Hefner, bu kez kendini anlatıyor; ama tabii söz konusu Hefner olunca, güzel kadınların silueti eksik olmuyor.


TARLABAŞI ÖNCE, SONRA
Orası, şehrin hep öteki tarafı. İddiasız ama çok hikâyesi olanlardan. Yıllar boyu elimiz cebimizde dolaşamadık Tarlabaşı sokaklarında. Çünkü tehlikeliydi, çünkü ondan olmayanı almıyordu içine. Sonra “Tamam” dendi, bu sokaklar herkese açılacak. Peki ama hangi Tarlabaşı bize sunulan? O tarihi, yüzlerce yıllık ahşap evli mahalleler mi, yoksa ruhsuz taş bloklar silsilesine eklenen, eskiye dair sadece adı kalmış sokaklar mı? Soru AİHM’ye kadar taşındı. Cevabı yerinde aradık.


GERÇEK İSTANBULLULAR
Çoğu bir asırdır İstanbullu. Kimi Osmanlı’yı gördü, kimi Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık etti. Ünleri İstanbul’u aşalı çok oldu. Onlar bu şehrin tarihi lezzet durakları. Hâlâ keşfetmediyseniz, şimdi tam zamanı. Bırakın bir buruk anason kokusu ya da lezzetli bir pilavın dumanı sarsın etrafı. Siz de şehrin hareketinden bir mola alıp biraz nostalji yaşayın.


#
#
#
#
#
#

Yorumlar
 
  

  YAZARLAR
  FOTO GALERİ
  ÖZEL


KORKUSUZ KADININ HİKÂYESİ
Üzerinde, siyah kısa kollu tişört, siyah pantolon, siyah botlar vardı. Yüzü deforme olmuştu. Kaza geçirdiğini düşündüm.
  VİDEO GALERİ
  AYIN FOTOSU
DB
Copyright Tempo Dergisi | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul