MALUMAT

“Fikirler yayılmaya değer”

Bugüne kadar 800 milyondan fazla kişinin izlediği TED (Teknoloji, Eğlence, Tasarım) konuşmalarının sloganı bu. Dünyanın dört bir yanında insanları motive eden, heyecanlandıran entelektüel konuşmaların bu denli yayılmasının sırrı belki de bu sözde saklı. Peki, 11 Haziran’da İstanbul’da altıncı kez düzenlenecek TEDx’in de atası TED ile ilgili her şey nasıl başladı?

Burak Tatari

Rock konseri gibi
TED konuşmaları sekiz kamera ile çekiliyor. Videolar, montajları büyük titizlikle yapılıp etkileyici hale getirilince internet sitesine koyuluyor.

Okulların yaratıcılığı nasıl öldürdüğünü, vücut dilimizin hayatımızı ne şekilde etkilediğini, büyük liderlerin insanlara nasıl ilham verdiğini, stresi nasıl dostumuz yapabileceğimizi, orgazm hakkında bilmediklerimizi hep TED’den öğrendik. Bugüne dek 800 milyonun üzerinde görüntülenen TED video’ları artık başlı başına bir fenomen. Amerikalı mimar ve grafik tasarımcısı Richard Saul Wurman’ın 1984’te kurduğu organizasyonun geniş kitlelerce tanımasını sağlayan, Sapling Vakfı oldu. TED’i 2003 yılında 12 milyon dolara bünyesine katan vakfın kurucusu, hobi-teknoloji dergileri yayımcısı Britanyalı Chris Anderson. Anderson, ilginç, etkili insanların ilgi gösterdiği konferansları farklı kitlelere yaymayı hedefledi. Teknolojinin tüm olanaklarını ve dijital medyayı kullanarak bunu başardı. 100’den fazla dilde yayımlanan, en fazla 18 dakika süren videolar “Infotainment” (bilgi-eğlence) denilen yeni bir türün ortaya çıkmasına yol açtı.
Orijinal etkinlik hâlâ yılda bir kez Kaliforniya Long Beach’te düzenleniyor. Dört gün boyunca süren bu TED etkinliğinin küresel bazda en çok dikkat çeken bölümü ‘konuşmalar’. Burada ‘dünyayı değiştirecek fikirler’ bir araya geliyor. Katılımcılar, ABD’nin en hızlı büyüyen, en eğitimli, en başarılı topluluğunu oluşturdu bile. Bu, kapalı bir topluluk. Konferansları canlı izlemek için 7 bin 500 dolardan başlayan biletleri almak gerekiyor ama bu pek kolay değil. Biletler ancak davetle veya referanslı başvuruların kabul edilmesiyle satın alınabiliyor. TED, her ne kadar konuşmaların entelektüel niteliğini öne çıkarsa da kitleyi yakalayan asıl unsur anlatılan hikâyenin bireyselliği, daha çok da duygusallığı oluyor. Bu da kimi kesimlerin TED’i ‘kişisel gelişimci bir yaklaşım’ izlemekle suçlamasına zemin hazırlıyor. TED video’larında kesin bir konu kısıtlaması olmamasına rağmen en çok izlenen videolar yaratıcılık, özgüven, motivasyon, beyin, teknoloji ve seks üzerine. Konferansları takip eden kitlenin yaşadığı alan genişledikçe TED de dünyaya yayılıyor. Bugün Kuveyt’ten Namibya’ya, Kamboçya’dan Şili’ye, Yeni Zelanda’dan İsviçre’ye, onlarca ülkede TEDx konferansları düzenleniyor. İstanbul’da altıncısı düzenlenecek konferans da 11 Haziran’da Volkswagen Arena’da. Konuşmacılar arasında ‘bebeği ile davaya giren avukat’ olarak tanınan Feyza Altun, Türk dizilerini dünyaya pazarlayan İzzet Pinto, geri dönüşümde fark yaratan oluşum ‘Chapputz’un yaratıcısı Yasin Sert, CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi ) bilim adamlarından Gökhan Ünel ve baştan yarattığı sınıfıyla gündem yaratan, ülkeye umut veren öğretmen Ahmet Naç bulunuyor.

 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı NİSAN 2016

“Türkiye’den harika işler çıkıyor”

Bu övgü dolu cümle Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin İnovasyon Direktörü Rob Dembitz'e ait. Nedeni de Türkiye'nin festivalin yarışma bölümünde kazandığı başarılar. Cannes Lions Genç Aslanlar Yarışması Türkiye elemeleri sponsoru Akmerkez’in ‘Young Lions Zone’unda yakaladığımız Dembitz, dünyadaki yaratıcılık merkezlerinin artık değiştiğini ve Türkiye'den Çin'e, Ekvador'a, farklı yerlerden çok daha fazla yeteneğin ortaya çıktığını düşünüyor.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı ARALIK 2015

’Yıldızlı‘ kış tatilleri

Namibya Çölü’nde çöl tilkisi beslemek, Kenya'da geceleri yakamoz eşliğinde yüzmek, İsviçre Alpleri'nde karın ve lüksün tadını çıkarmak ya da sıcak rotalara uzanıp, egzotizmin vaat ettiği sonsuz şımarıklığa teslim olmak... Şöhretlerin izini süreceğimiz kış tatilleri hepsine kucak açıyor.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı AĞUSTOS 2016

”Seçim bizim elimizde:Yaşam mı diyeceğiz yoksa ölüm mü?“

2010'da Hakkari insanının ruhsal durumunu inceleyen psikiyatr Ayla Yazıcı ile darbe girişiminin psikolojik etkilerini konuştuk. Yazıcı, "Gerçeği uzun zaman önce kaybettik" derken, 15 Temmuz gecesi ve sonrasında Türkiye toplumunun yaşadığı en büyük travmanın güven kaybı olduğunu vurguluyor. Bir askerin kafasının kesildiği iddiasının ise bazı imgeler barındırdığını söylüyor. Yazıcı'ya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve olan bitene "tiyatro" diyenlerin ruh halini de sorduk.

DEVAMINI OKU