DOLCE VITA

İmtiyaz mabedi

Crème de la crème’in Milano'daki son gözdesi Palazzo Ralph Lauren. Burada özel dokunmuş kumaşlardan egzotik derilere, göz alıcı mücevherlere her şey var. Kulüp, sadece davetle üyeliğe kabul ettiği kişilere ayrıcalıklı bir alışverişin kapılarını açıyor.

Eren Başağan

Alışverişinizi özel kılan nedir? Tarzınız mı, satın aldığınız ürünler mi, seçtiğiniz mağaza mı? Bu soruyu Ralph Lauren yanıtladı. Şirketin Milano’daki tarihi binası Casa Campanini’nin içinde üyelere özel ilk lüks kulübünü açtı. Mekân 1.110 metrekare alan üzerine kurulu.

İlk kez markanın İlkbahar/Yaz 2016 sunumuna ev sahipliği yapan Palazzo, üyelerine sıradışı parçalara ulaşma ve burada edinecekleri benzersiz deneyimlerden zevk alarak Ralph Lauren’in dünyasını keşfetme olanağı sunuyor. Palazzo’da kadın ve erkekler için lüks kıyafetler, aksesuarlar, saatler, mücevherler ve ev koleksiyonları müşterilerine özel vitrine çıkıyor; yeni koleksiyonlar tanıtılıyor; zanaatkâr işi parçalar gözler önüne seriliyor.


  

Seçkinlerin mekânı
Milano Moda Haftası'nda açılan Palazzo Ralph Lauren, şirketin ana mekânı Casa Campanini'nin içinde,
son derece lüks, aynı zamanda sıcak bir atmosfere sahip.


 Casa Campanini’nin içinden özel bir asansörle ulaşılan Palazzo’da, kadınlar ve erkekler için iki ayrı resepsiyon bulunuyor. Mağaza mağaza dolaşarak alışveriş yapmayı, yüksek standartlarını düşürmek olarak algılayan kadın müşteriler burada rahatça sezonun kendi bedenlerine ve renk zevklerine uygun son parçalarını seçiyor.

Erkekler için de ‘mor etiketli’ alan bulunuyor. Bu bölüm bir sipariş atölyesine benziyor. Ender bulunan, çok özel dokumaya sahip, bir çeşit 'bulunmaz Hint kumaş'larından ölçüye göre takım elbiseler, egzotik derilerden ısmarlama ceketler yaptırılabiliyor. Elbette Ralph kesimi ve dikimiyle! Kulüp atmosferinde yapılan alışverişin ardından üyeler, şehrin olağanüstü manzarasına hakim şirin terasta, özel şefin damak tatlarına uygun hazırladığı lezzetleri deneme olanağı da buluyor.


Ralph Lauren markasını tercih edenler için Palazzo, en üst düzey alışverişi simgeliyor. Tabii sıradan ölümlüler için değil. Zira Monako Prensi Albert ile göz göze gelebileceğiniz, eski New York belediye başkanı milyarder Michael Bloomberg ile selamlaşabileceğiniz kulübe yalnızca davetle üye olunabiliyor; randevu ile gidilebiliyor. Bizden duymuş olun; Palazzo’ya pek yakında yenileri ekleneceğe benziyor.

 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı KASIM 2016

Artun Ünsal: “Ay çekirdeği toplumuyuz”

Artun Ünsal’ı birkaç kelimeye sığdırmak zor. Siyaset bilimcisi, yazar, gurme, önolog… Bir de kendi deyimiyle ‘sokak filozofu’. Kendisiyle Çengelköy’de buluştuk, sıcak bir mahalle ortamında günümüz insanının güvensizliğini, gösteriş merakını, paylaşmayı bilmemesini masaya yatırdık. Söyledikleri insanı hayatın basit mutluluklarıyla yüzleştiriyor, halimizi sorgulatıyor. Yüzlerce sayfalık kişisel gelişim kitapları yerine bu söyleşiyi okuyun yeter.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı ARALIK 2015

“Karanlık bulutların ardında umut var”

Dünya, Fars kültürünü yeniden mi keşfediyor? Yoksa İran her zamanki yerinde tüm haşmetiyle duruyor da, Batı gözünü yeni mi açıyor? 32’nci Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın ikincisi İranlı karikatürist Mohsen Nouri Najafi ile sohbete ülkesinin sanat hayatından başlasanız dahi, varacağınız yer felsefe ve insanlığın acıklı hali.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı OCAK 2016

Vera’nın anlattığı Nâzım Hikmet

Nâzım Hikmet’i doğumunun 114’üncü yıldönümünde yönetmen ve senarist Ali Özgentürk’ün çok özel bir söyleşisiyle anıyoruz. Özgentürk’ün 1988 yılında, şairin son eşi Vera ile Moskova’da yaptığı ve hiç yayımlanmamış bu söyleşi, Nâzım Hikmet’in günlük hayatından pek çok hatırayı gün yüzüne çıkarıyor. Hız tutkusundan aşçılık merakına, Moskova’da en sevdiği yerden köy ve şehir hayatına dair düşüncelerine pek çok samimi not, Nâzım’ı salt insan tarafıyla günümüze taşıyor.

DEVAMINI OKU