YÜZLER

​“Yeni sound’lar denemeyi seviyorum”

Muhteşem bir ses, alıp götüren bir sahne şovu, iyileştiren müzik… Bugünlerde bu üçlüye ne kadar ihtiyacımız olduğunu Storm Large’ın İş Sanat’ta verdiği konserde anladık. Bu, Pink Martini ile sahneyi paylaşmasına alıştığımız Large'ın İstanbul'daki ilk solo konseriydi. Sanatçı ile sıradışı yorumunun nasıl oluştuğunu konuştuk.

Eren Başağan
Eskimeyen parçalar
46 yaşındaki güzel şarkıcı, konserinde ‘Ne Me Quitte Pas’ (If You Go Away) gibi unutulmaz klasikleri seslendirdi. 
 
 
Türk dinleyiciler, sizi şimdiye kadar hep Pink Martini ile izledi ve çok sevdi. Bu kez İstanbul’a kendi grubunuzla, solo albümünüz için geldiniz. Sizin için farklı bir deneyim olmalı.
Pink Martini yıllardır Türkiye konserlerinde Pasion Turca ile çalışıyor. Ben de bu sayede Türkiye’yi, İstanbul’u ve müziğinizi tanıma fırsatı buldum. Türk dinleyicilerimle aramda çok özel bir bağ var. İstanbul’da olmaktan her şekilde mutluluk duyuyorum. Bence dünya üzerindeki en büyülü yerlerden biri. Bu kez ‘Le Bonheur’ albümüm, grubum ve ilk solo konserimde sevenlerimle buluştum. Dinleyicilerimin rock, hüzün, öfke ve tutkudan ama en çok da sevgiden tat aldığı bir konser oldu.
 
İlk büyük solo albümünüz 'Le Bonheur''dan parçalar seslendirdiniz. Repertuvarınız nasıl şekillendi?
Repertuvarı türlerle sınırlamadan oluşturduk; American Songbook klasikleri, Broadway’in en gözde aşk şarkıları ve rock müziğin en güzel parçaları da yer alıyor. 
 
Özellikle söylemeyi sevdiğiniz bir şarkı var mı? 
Hepsi benim için çok özel ama slow şarkılarda belki daha fazla yoğunlaşabiliyorum. Bazı şarkılar sizinle özdeşleşir, söylemekten sıkılmazsınız ya, ‘I’ve Got You Under My Skin’ de benim için onlardan biri. 
 
Müzik yolculuğunuz da çok renkli. Rock ve punk-rock ile başladınız, metalle, sonra caz ve şansonlarla devam ettiniz. Çeşitlilik sizin için müziğin olmazsa olmazı mı? 
Benim için temel olan müzik. Beş yaşından beri şarkı söylüyorum. Profesyonel anlamda ilk olarak rock söyleyerek başladım ama bu benim müzikal yolculuğumdu. Bir tarza bağlı da kalınabilir. Tercih meselesi. Ben farklı tarzlardan keyif alıyorum ve kendi yorumumla söylüyorum. Yeni sound'lar denemeyi seviyorum. Pink Martini ile söylemek de bu anlamda bana çok şey kattı.
 
Farklı alanlarda da üretmeyi seviyorsunuz. Aynı anda şarkıcılık, bestecilik, yazarlık, oyunculuk yapıyorsunuz. Bütün bu alanlar birbirini besliyor mu? Sizin için her biri ne anlam ifade ediyor? 
Kendimi farklı alanlarda ifade etmekten hoşlanıyorum ama bunu en fazla müzikle yaptığımı söyleyebilirim. Bence hissettiklerinizi karşınızdaki insanlarla paylaşmak, her ne şekilde olursa olsun çok özel bir duygu. Sahnedeyken müzik, alkışlar, kalabalıklar içindesiniz ama yazarken yalnızsınız ve kendinizle baş başa kaldığınızda geçmişinizle yüzleşiyorsunuz. Adeta bir terapi gibi. Şu anda da Chicago’yla ilgili bir oyun üzerine çalışıyorum. Bütün bu disiplinler benim için kendimi ifade etme araçları. 
 
İstanbul’daki konserlerinizde Türkçe şarkılar da söylüyorsunuz bazen. Türk müziğini nasıl buluyorsunuz? Farklı türde şarkıları dinleme fırsatınız oldu mu? 
Türkiye’ye daha önceki gelişlerimde ‘Katibim’ ve ‘Aşkım Bahardı’ şarkılarını söylemiştim. Türk müziği söylemek zor ama çok eğlenceli. Bazen Türkçe şarkı söylerken, dinleyiciler arasında bir Türk varsa sahneye davet ediyorum ve birlikte söylüyoruz, dinlemekten de ayrıca keyif alıyorum. 
 
 
 
 

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı KASIM 2015

John ve Yoko’nun şarkısı

Bu, 'gelip de kalan o kız'ın hikâyesi. Size dünyayı vaat eden, arkadaşlarınız sevmese de, tüm evren üstünüze yürüse de, yanında olmaktan bir gün pişmanlık duymadığınız ‘o kız’ın şarkısı. Bu, bizi barışa inandıran adamı aşka inandıran kadının ve hepimizi güzel günleri hayal etmeye cesaretlendiren, 20'nci yüzyılın en etkileyici çiftinin masalı...

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı HAZİRAN 2016

Her an her şeyi yapabilecek bir takım

Eleme gruplarının en ilginç hikâyesini yazan, son dakikada Euro2016’ya katılmaya hak kazanan milli takımda moraller üst düzeyde. Yer aldığımız D Grubu’nda şampiyonluk adaylarından İspanya, Barselonalı Ivan Rakitiç, Real Madridli Luka Modriç, Juventuslu Mario Mandzukiç gibi yıldızların sırtladığı Hırvatistan ve eleme grubunda son defa karşıya karşıya geldiğimizde mağlup ettiğimiz Çek Cumhuriyeti var. Ancak A Milliler şampiyonanın sürprizini yapmaya hazır. Hedef gittiğimiz yere kadar gitmek.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı EYLÜL 2016

Sarah Jessica Parker ile yine yeniden...

‘Sex and the City’deki, Carrie Bradshaw, yıllarca kadınların en yakın arkadaşlarından biri gibi oldu. Neşeli, romantik, zevkli, yaratıcı ve çoğu kez arkadaşlarına göre dengeli biriydi Carrie. Sarah Jessıca Parker, kariyer hayatında kendisini zirveye taşıyan bu rolden sonra yepyeni bir diziyle hayranlarıyla buluşuyor. ‘Divorce’ (Boşanma) adlı dizi ekim ayında HBO’da gösterime girecek. Yeni karakteri Frances’ten yeni bir fenomen çıkar mı?

DEVAMINI OKU